Kategori: Siyaset

  • Bakan Akar’dan Ateşkes Çağrısı

    Bakan Akar’dan Ateşkes Çağrısı

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ukrayna Savunma Bakanı Oleksii Reznikov ile telefonda görüştü.

     

    Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Akar görüşmede, daha fazla can kaybının yaşanmaması, bölgede huzur ve istikrarın yeniden tesis edilebilmesi için acilen ateşkes ilan edilmesinin önemini vurguladı.

     

    Görüşmede, Bakan Akar, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Türkiye’nin, bölgede barışın temini ve insani yardım konusunda her seviyede üzerine düşeni yapmaya devam edeceğini belirtti.

     

    Karadeniz Tahıl Girişimi belgesi kapsamında kurulan Müşterek Koordinasyon Merkezi çalışmalarıyla bugüne kadar Ukrayna limanlarından yaklaşık 17 milyon ton tahılın ihtiyacı olan ülkelere emniyetle sevk edildiğini bildiren Akar, sağlanan girişimin aksamadan devam etmesinin büyük önem arz ettiğini kaydetti.

  • Önümüzdeki 5 Ayda Seçilebileceğin Tarih Yok

    Önümüzdeki 5 Ayda Seçilebileceğin Tarih Yok

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, haftalık grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Akşener’in konuşmasından satır başları şu şekilde; “Sayın Erdoğan ve beceriksiz yönetimine sandıkta elveda diyeceğimiz o kutlu güne bir hafta daha yaklaştık. Şunun şurasında seçimlere beş ay kaldı. İktidar seçimleri erkene almak için adeta çırpınmaya başladı. Seçimleri kazanabilecekleri ideal bir tarih anlayışına girdiler. İşi gücü bıraktılar bununla uğraşıyorlar.

    Mikrofonu önünde bulan her AK Partili bir başka yorumda bulunuyor. Hatta en son güzelim Haziran ayına bile çamur atmaya kalkıştılar. Haziran çok sıcak oluyormuş, sınavlar varmış. 2018’de erken seçim kararı aldığınızda Haziran ayı pek bir güzeldi de şimdi birden sıcak mı oldu? 2018’de üniversite sınavlarının olduğu gün için seçim kararı aldığınızda öğrenciler umurunuzda değildi de bu sene mi aklınıza geldi? Haziran ayına çamur atmalarının elbette farklı sebebi var. Halının altına süpürdükleri pisliklerin Haziran ayına kadar ortaya çıkmasından korkuyorlar diye devam etti.

  • Türkiye, Suriye ve Rusya Dışişleri Bakanları Toplantısı

    Bir yanda Türkiye, Suriye ve Rusya dışişleri bakanları arasında yaklaşan toplantının tarihiyle ilgili konuşmalar devam ederken diğer yanda Ankara’da Suriyeli mülteciler sorununa ‘ideal bir çözüm’ olarak Halep’in kontrolünün Türkiye’ye verilmesine ilişkin sürpriz çağrı konuşulmaya başladı. Öte yandan Tahran, Ankara ile Şam arasındaki yakınlaşma sürecine dahil oldu.

     

    Ankara’ya ve Şam’a yakın kaynaklar, dışişleri bakanlarının görüşme tarihinin henüz belirlenmediğini söylediler. Türk kaynaklar, görüşmenin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Türkiye ile ABD arasında 17 Ocak’ta yapılması planlanan Stratejik Konsey toplantısına katılmak üzere bulunduğu Washington’dan dönüşünden önce yapılmayacağını belirtti.

     

    Türkiye, Rusya ve Suriye dışişleri bakanlarının toplantısının ‘birkaç hafta içinde’ gerçekleşmesi bekleniyor. Rusya’nın toplantı tarihi olarak Ocak ayının ikinci haftasını önerdiğini, ancak Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, bu tarihte Stratejik Konsey toplantısına katılmak üzere ABD’de olacağını belirtti.

     

    Washington’ın Beşşar Esed rejimi ile herhangi bir yakınlaşmaya karşı olduğunu açıkça ifade ettiğini ve Şam ile normalleşmek isteyen tarafları ‘rejimin karıştığı ağır insan hakları ihlallerini unutmamaya’ çağırdığını hatırlatan kaynaklar, Ankara ile Şam arasındaki görüşmelerin Stratejik Konsey toplantılarında ve Türk ve ABD’li yetkililerin toplantılarda ele alınacak konular arasında yer alacağını belirtti.

     

    Türkiye’nin masaya yatıracağı konuların çok hassas olması nedeniyle, rejimle yapılan görüşmelerden hemen sonuç beklenmemesi gerektiğine dikkati çeken kaynaklar, buna (Ankara’nın SDG’nin omurgasını oluşturan YPG’nin Türkiye sınırları yakınlarındaki varlığının sona erdirilmesi talebine atıfla) terörle mücadele, insani yardımlar ve Suriyeli mültecilerin gönüllü ve güvenli şekilde geri dönüşlerinin dahil olduğunu ve ardından sıranın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed arasındaki olası görüşmeye geleceğini söylediler.

     

  • TSK’ya Hakaret Ederek Sınırı Aştı

    TSK’ya Hakaret Ederek Sınırı Aştı

    AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik açıklama yapıyor. Çelik’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
    “TSK’nın komuta kademesine saldırarak sınırı aştı. Demokraside hakaret kabul edilmez. Kılıçdaroğlu’nun dünkü sözlerini alt alta yazsalardı ve deselerdi ki Yunanistan’daki bir parti başkanı TSK komuta kademesine bunları söyledi. O zaman herkes diyecekti ki: Yunanistan’da bir siyasetçi TSK’nın komuta kademesine karşı bu çirkin sözleri söylemiş. Buna herkes inanırdı. Yunan siyasetçiler bu dili kullanıyor. Ama Türkiye’de dile getirilmesi vahimdir.

    Bir milletvekili Türk ordusuna ‘satıldı’ dediği zaman Kılıçdaroğlu’ndan herhangi bir eleştiri gelmedi. Kılıçdaroğlu’nun açıklamasını şiddetle kınıyoruz. Bütün sözlerini milletimizin takdirine sunuyoruz. Bir kere daha terörle mücadeleden tutun, dünyanın çeşitli yerlerinde ortaya koyduğu barış misyonları ile, istiklal mücadelesinden sonra Cumhuriyet döneminin sahadaki en yoğun faaliyetlerini ortaya koyan Silahlı Kuvvetlerimize teşekkür ediyoruz. Terör örgütlerine söyleyemediğiniz sözleri Türk Silahlı Kuvvetlerine söylüyorsunuz. Bunun sebebinin ne olduğunu herkes biliyor.” dedi.

  • Altılı Masa Liderleri Milletvekili Olmayacak

    Altılı Masa Liderleri Milletvekili Olmayacak

    Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu’nun, “Cumhurbaşkanı ister içeriden ya da dışarıdan olsun, genel başkanlar karar süreçleri içerisinde imza yetkisine sahip olarak bulunacaklar” sözleri ortalığı karıştırdı. İsmail Saymaz da dün “Altılı Masa düşük profilli cumhurbaşkanı arıyor” diyerek bunu eleştirdi. İsmail Saymaz bugün de muhalefetten önemli bir isimle yaptığı konuşmayı ve Altılı Masa’nın cumhurbaşkanı ve Kabine planını yazdı.
    Doğrusu, dün telefonum çalana kadar ben Davutoğlu’nun şahsi görüşlerini aktardığını düşünüyordum. Meğer böyle değilmiş. Telefonu açtım. Karşımda, muhalif bir politikacı vardı.
    Dedi ki: “Altılı Masa’nın 1 No’lu kararnamesinden haberiniz yok mu?”
    Gerçekten haberim yoktu. Sır gibi saklanan ‘Geçiş Sürecinin Yol Haritası’na göre ilkin şu olacak: “Cumhurbaşkanı adayı seçim öncesi kamuoyuna güçlendirilmiş parlamenter sistem ilkelerine uygun hareket edeceğini açıklayacak.”Altılı Masa’nın adayı seçimi kazanınca ikinci adıma geçilecek. Altı lider ya cumhurbaşkanı yardımcısı sıfatıyla kabineye girecek ya da yerine bir vekil görevlendirecek.
    Kaynağım 5 Ocak’taki Altılı Masa toplantısında ilk senaryonun benimsendiğini ileri sürüyor. Eğer böyleyse liderler milletvekili olamayacak demektir.Altı partiye, oy oranına bakılmaksızın birer bakanlık verilecek. Oy oranı nispetinde bakanlık sayısı artacak.Üçüncü adım. ‘Geçiş Sürecinin Yol Haritası’nda şöyle yazıyor: “Cumhurbaşkanı geçiş sürecinde yürütme yetkisi ve görevini katılımcılık anlayışı ve yetki paylaşımı esasına göre kullanacak.”
    Peki, yetki paylaşımı nasıl olacak?“Altılı Masa’nın 1 No’lu kararnamesi” ile elbette.
    Geçiş Sürecinin Yol Haritası’ndan:
    “Cumhurbaşkanı yardımcılarına ve bakanlara yetki paylaşımı, meclis seçimlerinden sonra çıkarılacak cumhurbaşkanı kararnamesiyle belirlenecek.”
    Ayrıca: “Kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle cumhurbaşkanına verilen yetkiler Anayasa değişikliği ile uyum sağlamak üzere tek bir KHK ile değiştirilecek. Ve bu Bakanlar Kurulu ile bakanlıklar tarafından kullanılacak şekilde yeniden düzenlenecek.”
    Ayrıca cumhurbaşkanının seçimin yenilenmesine karar verme, OHAL ilan etme, milli güvenlik politikalarını belirleme ve tedbirler alma görev ve yetkilerini ‘kabinenin mutabakatıyla’ kullanacağı karara bağlanıyor.
    Diyanet, MİT, Genelkurmay ve Merkez Bankası’nın başkanları belirlenirken, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’a üye atanırken, cumhurbaşkanı ve yardımcıları birlikte karar verecek.

  • 2023’te Dünyadaki En Önemli Seçimi

    2023’te Dünyadaki En Önemli Seçimi

    ABD merkezli Washington Post Gazetesi, Türkiye genel seçimleriyle ilgili bir görüş yazısını “2023’te dünyanın en önemli seçimi Türkiye’de olacak” başlığıyla yayınladı.Yazıda Haziran’da yapılması planlanan seçimin Washington, Moskova, Avrupa, Orta Doğu ve Asya’da jeopolitik ve ekonomik hesapları şekillendireceği belirtildi.
    Analizde, Türkiye’deki seçimlerin özellikle Türkiye’nin son dönemdeki hem savunma sanayiindeki atılımları ve Ukrayna-Rusya savaşındaki rolü nedeniyle dünya güçlerinin de yakın takibinde olacağı vurgulandı.
    Washington Post’taki yazıda ayrıca, “Ankara’nın dünya meselelerindeki etkisi, Erdoğan’ın uzun süre iktidarda kaldığı süre boyunca elde ettiği başarıları kanıtlıyor. Buna rağmen, yurtiçinde ve yurtdışında, seçim beklentileri karışık duygular uyandırıyor.” dendi.
    Seçimlerde muhalefetin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a rakip olarak hangi adayı çıkaracağı da görüş yazısında geniş yer buldu.
    “Erdoğan’ın tercih ettiği rakip, CHP’yi 12 yıldır yöneten biraz renksiz bir isim olan Kılıçdaroğlu olacaktır. Birçok Türk siyasi analist, daha genç ve daha karizmatik İmamoğlu’nun daha güçlü bir rakip olacağını söylüyor.” ifadeleri kullanıldı.
    Yazı, “Türkler oylarını kullanana kadar batılı liderler gergin durumda kalacak” cümlesiyle bitti.

  • AK Parti ve MHP’den Başörtüsü Düzenlemesi

    AK Parti ve MHP’den Başörtüsü Düzenlemesi

    AK Parti, başörtüsüne anayasal güvenceyi içeren düzenlemeye ilişkin MHP’yi ziyaret etti.
    AK Parti Grup Başkanı İsmet Yılmaz ve Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekilleri Erkan Akçay ve Muhammed Levent Bülbül’le bir araya geldi. Görüşmede ‘başörtüsü düzenlemesi’ ele alındı.

    Görüşmenin ardından konuşan AK Parti Grup Başkanı İsmet Yılmaz, “Anayasa değişikliği teklifini önümüzdeki hafta komisyon gündemine alma konusunda mutabık kaldık” dedi.

    AK Parti’nin randevu talebini CHP, İYİ Parti ve HDP dün reddetmişti.
    Konuyla ilgili daha önce başörtüsü meselesini siyasi malzeme haline getirmelerine rağmen anayasal çözüme kapıları kapatan muhalefetle ilgili olarak da konuşan İsmet Yılmaz “Bu değişikliği 85 milyon destekliyor” şeklinde konuştu. İsmet Yılmaz, “400’ün üzerinde oy bekliyoruz” diye konuştu.

  • Kılıçdaroğlu’ndan Çok Sert Çıkış

    Kılıçdaroğlu’ndan Çok Sert Çıkış

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, kendisini eleştirirken askerlerin alkışladığını iddia eden CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Komuta kademesi haddini bilsin siyaset askerin işi değildir.” dedi.

    Kılıçdaroğlu Bahçeli’ye de Sinan Ateş cinayeti üzerinden yüklendi ve  “Mafya ile fotoğraf vere vere gençlere yanlış mesaj verdin. Bir şehit var ortada bu kan ortada kalmayacak. Azmettiricileri teslim edeceksin şimdi çık istediğin kadar bağır. ” diyerek seslendi.

  • İYİ Partili Vekilden 15 Temmuz İtirafları

    İYİ Partili Vekilden 15 Temmuz İtirafları

    İYİ Parti Antalya Milletvekili Feridun Bahşi, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi Fetullahçı Terör Örgütü’nü (FETÖ) sert bir dille eleştirmekten çekindiklerini belirtti.
    Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde düzenlenen partisinin Isparta 3. Olağan İl Kongresi’nde divan başkanlığı yapan Bahşi, 15 Temmuz darbe girişimi akşamı eşiyle İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in evinde olduklarını söyledi.

  • Türkiye’nin Taleplerinin Hepsini Karşılayamayız

    Türkiye’nin Taleplerinin Hepsini Karşılayamayız

    İsveç ve Finlandiya, NATO üyeliği konusunda Türkiye ile müzakerelere devam ederken, İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, Türkiye ile devam eden müzakereler hakkında konuştu. Başbakan Kristersson, İsveç’in Salen kentinde düzenlenen Toplum ve Savunma Konferansı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin NATO üyeliği konusunda İsveç’in kabul edemeyeceği bazı taleplerde bulunduğunu ileri sürerek, “Türkiye, yapacağımızı söylediğimiz şeyleri yaptığımızı teyit ediyor, ancak kendilerine veremeyeceğimiz, vermek istemediğiniz şeyleri de istiyor. Türkiye’nin taleplerinin hepsini karşılayamayız” diye konuştu.

    Türkiye’nin İsveç’in NATO üyeliği konusunda ne zaman karar vereceğini bilmediklerini aktaran Başbakan Kristersson, söz konusu kararın Türkiye’nin iç siyasetine ve İsveç’in ciddiyetini gösterme kapasitesine bağlı olacağını açıkladı.

    İsveç ve Finlandiya, geçtiğimiz sene şubat ayında Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrası onlarca yıldır devam eden tarafsızlıklarına son vererek NATO’ya katılım için başvuruda bulunmuştu. Türkiye ise, terör örgütlerine karşı daha sert adımlar atmasını istediği Finlandiya ve İsveç’in üyeliklerini veto etmişti. Geçtiğimiz sene haziran ayında NATO zirvesi öncesi Finlandiya, İsveç ve Türkiye arasında Üçlü Muhtıra imzalamış ve söz konusu ülkeler terör örgütlerine karşı daha sert adımlar atmayı taahhüt etmişti.