Kategori: Siyaset

  • NATO Zirvesi Sonrası İsrail-FETÖ-CIA’dan Ortak Operasyon!

    NATO Zirvesi Sonrası İsrail-FETÖ-CIA’dan Ortak Operasyon!

    Milli savunma hamleleri ve diplomatik gücü ile Türkiye, 77 yıllık NATO’nun kilit merkezi konumuna geldi. 7-8 Temmuz tarihlerinde Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen 36. NATO Zirvesi’nde ittifakın yol haritası yeniden çizildi. Ankara’da yapılan kritik zirvede, odak savunma sanayisi gücüyle dünya devleri ile yarışır hale gelen Türkiye’ydi…

    Türkiye’nin ittifakın parlayan yıldızı haline gelmesi en çok da Siyonist İsrail, Yunanistan ve FETÖ’yü panikletti. Türkiye düşmanlığı ile bilinen Michael Rubin, dünyanın Türkiye’yi konuştuğu NATO Zirvesi sonrası yine sahnedeydi! Rubin İsrail-FETÖ-CIA’nın talimatı ile harekete geçerek sosyal medyadan küstah tehditlerini yineledi.

    ABD ve İsrail saldırılarında öldürülen İran’ın eski dini lideri Ali Hamaney’in cenaze merasimini örnek gösteren Rubin, Başkan Recep Tayyip Erdoğan ve ailesini hedef gösterdi. Rubin’in, “Recep Tayyip Erdoğan’ın cenazesine kim katılacak? Erdoğan’ın ölümü muhtemelen çok uzak değil. Erdoğan öldüğünde dünya, ona yönelik nefretin ne kadar derin olduğunu görecektir” ifadeleri ittifakın kirli yüzünü gözler önüne serdi.

    Emine Erdoğan, Bilal Erdoğan, Berat Albayrak, Selçuk Bayraktar, Haluk Bayraktar’ın da aralarında olduğu aile üyelerini Suudi Arabistan’daki “Ritz-Carlton” (otel hapishanesi) örneği ile tehdit eden Türkiye düşmanı Rubin, “Erdoğan öldüğünde Emine, Bilal ve Mustafa Erdoğan’ın hep birlikte endişelenmesi gerekir” dedi.

    15 Temmuz’un arifesinde Rubin’in imza attığı bu hadsiz provokasyon İsrail ve FETÖ’den bağımsız düşünülemez.

  • Miçotakis Küstah İfadelerle Türkiye’yi Hedef Aldı! Trump Türkiye’ye Yeşil Işık Yakmıştı

    Miçotakis Küstah İfadelerle Türkiye’yi Hedef Aldı! Trump Türkiye’ye Yeşil Işık Yakmıştı

    Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nde yaptığı açıklamalarda Türkiye’yi hedef alan ifadeler kullandı.

    Başkan Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump’ın görüşmesinde F-35 konusunun da ele alınmasının ardından konuşan Miçotakis, “Trump ile Erdoğan’ın dünkü açıklamalarını yorumlamayacağım” ifadelerini kullandı.

    Bir ittifakın “iyi komşuluk ilkeleri üzerine kurulması gerektiğini” savunan Miçotakis, ardından Türkiye’yi hedef alan açıklamalarına devam etti.

    Yunan Başbakanı, “Ülkem Türkiye’den kaynaklanan sürekli bir savaş tehdidiyle karşı karşıya” iddiasını öne sürerek, NATO içinde “tüm müttefiklerin hassasiyetlerinin dikkate alınması gerektiğini” söyledi.

    Miçotakis, sorunların iş birliği ve iyi komşuluk ruhu içinde çözülebileceğini savunurken, Türkiye’yi hedef alan sözleriyle yeni bir provokasyona imza attı.

  • Trump Açıkladı; Yaptırımları Kaldıracağız! CAATSA Nedir?

    Trump Açıkladı; Yaptırımları Kaldıracağız! CAATSA Nedir?

    Dünyanın takip ettiği görüşme… NATO Liderler Zirvesi için günlerdir hazırlıkları süren Trump’ın Ankara ziyareti bugün başladı. Trump’ı taşıyan uçak saat 13.50’de Ankara Havalimanı’na indi. Donald Trump’ı burada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşıladı.

    İki lider daha sonra Beştepe’deki törene katıldı ve heyetler arası görüşmeye geçti. Görüşme öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Donald Trump gazetecilere açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump, Türkiye’ye F-35 satışından, CAATSA yaptırımlarına, KAAN uçaklarının motorlarından, Rusya-Ukrayna savaşına kadar birçok konuda önemli açıklamalarda bulundu.

    Trump bir soru üzerine ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı CAATSA yaptırımlarını da kaldıracaklarını ifade etti.

    ABD Başkanı, “Biz dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz.” diye konuştu. Trump, “Yaptırımları iptal edeceğiz, tamam mı. Bunu yanıtlamakla vakit kaybedilmesini istemem. Bu yaptırımları kaldıracağız. Zamanı geldi. Ben dostumu yaptırımlarla boğmak istemiyorum Suriye’nin yeni lideri de ülkesini 1 senede toparladı. Ben de sayın cumhurbaşkanı ile onu onaylayanlardandım. Her şeyi bir araya getirdi, kolay iş değil.” dedi.

    CAATSA, “ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası”nın İngilizce kısaltması.

    İran, Kuzey Kore, Rusya ve Türkiye’ye yaptırımlar uygulayan bir Birleşik Devletler federal yasasıdır. Tasarı, Meclis 419-3 oy oranı ile geçtikten sonra 27 Temmuz 2017’de Senatoda 98–2 oy oranı ile kabul edildi. 2 Ağustos 2017’de Başkan Donald Trump, yasanın “ciddi şekilde kusurlu” olduğuna inandığını belirterek imzaladı.

    Türkiye’ye Rusya’dan S-400 Triumf hava savunma sistemi alımı nedeniyle uygulanan CAATSA yaptırımları ağırlıklı olarak savunma sanayisini hedef alıyordu.
    Yaptırımlarla birlikte, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) için ABD ihracat lisansları ve savunma ekipmanı satışları yasaklanmıştı. ABD şirketlerinin SSB’ye silah, parça, yazılım ve teknoloji satması engellenmişti.

    ABD finans kuruluşlarından kredi ve finansman sağlanması sınırlandırılmıştı. Türkiye’nin ABD savunma sanayiiyle ortak projeleri ciddi şekilde yavaşlamıştı.

    Bunlara ek olarak, CAATSA kararından ayrı ancak aynı S-400 krizi kapsamında Türkiye, Lockheed Martin F-35 Lightning II programından çıkarılmıştı. Bu nedenle yeni F-35 teslimatları durdurulmuş ve Türk savunma sanayii şirketlerinin üretim zincirindeki rolü sona ermişti.

  • Belediye Başkanları Özel’e Resti Çekti! Yeni Parti Hamlesi Ne Olacak?

    Belediye Başkanları Özel’e Resti Çekti! Yeni Parti Hamlesi Ne Olacak?

    Özgür Özel ve ekibinin yeni parti için 10 gün içerisinde somut adım atabileceği iddia edilirken, gözler bir yandan CHP’li belediye başkanlarının alacağı pozisyona çevrildi. Adım adım bölünmeye giden partide, belediye başkanlarının yeni partiye geçme konusunda isteksiz olduğu öğrenildi.

    Bu kapsamda Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve görevinden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın yeni partiye katılmama kararı aldığı öne sürülüyor. belediye başkanlarının birçoğu Ekrem İmamoğlu’nun güdümündeki bir partide yer almak istemediğini bildirdi. Buna ek olarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın atacağı adımlar da merakla bekleniyor. Genel Merkez kaynakları Yavaş’ın CHP’den ayrılma ihtimalini düşük görürken, Özgür Özel’e yakın kaynaklar ise Mansur Yavaş’ın kendilerine sırt dönmeyeceğini düşünüyor.

    Öte yandan yeni parti konusunda Ekrem İmamoğlu’nun bir an önce harekete geçilmesini istediği belirtilirken, Özgür Özel ve destekçilerinin ise CHP’de kalabilmek için tüm hukuki yolları deneme niyetinde olduğu öne sürülüyor. Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’nun olası yeni partinin programı, ismi ve ideolojik yapısı konusunda da fikir ayrılıkları yaşadığı iddia ediliyor. Bu kapsamda Özel’in merkez sol bir parti hedefinde olduğu, İmamoğlu’nun ise liberal anlayışa sahip bir parti hayal ettiği kulislerde konuşuluyor.

  • ABD İsrail’e Karşı İran’a Istihbarat Verdi | Müzakerelerde İsrail’in Suikast Planı Sızdırıldı

    ABD İsrail’e Karşı İran’a Istihbarat Verdi | Müzakerelerde İsrail’in Suikast Planı Sızdırıldı

    ABD merkezli The New York Times (NYT) gazetesi, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın ardından başlayan müzakere süreciyle ilgili dikkat çeken bir iddiayı gündeme taşıdı. ABD’li yetkililere dayandırılan habere göre; Washington yönetiminin, 8 Nisan’da ilan edilen ateşkes sonrasında İsrail’in İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf’a yönelik suikast düzenleyebileceğine dair endişelerini dolaylı yollardan Tahran yönetimine ilettiği bildirildi. ABD’li yetkililerin bölgedeki mevkidaşları aracılığıyla İran’a, “İsrail’in söz konusu iki ismi hedef alabileceği” yönünde bir uyarı mesajı gönderdiği aktarıldı.

    Yetkililer, 28 Şubat’ta başlayan çatışmalar sırasında İsrail’in İran’ın üst düzey lider kadrosunu ortadan kaldırmaya odaklandığını ve o dönemde Arakçi ile Galibaf’ın “meşru hedefler” arasında görüldüğünü belirtti. Ancak nisan ayı başında sağlanan ateşkesin ardından bu iki ismin Tahran’ın müzakere heyetinin başına geçmesiyle durumun değiştiği; olası bir suikast girişiminin görüşmeleri sabote ederek çatışmaları yeniden alevlendireceği endişesinin yaşandığı vurgulandı.

    İran Meclis Başkanı Galibaf’a yönelik somut bir İsrail tehdidinin 12 Nisan’da yaşandığı aktarıldı. Habere göre; Galibaf İslamabad’da ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından İran’a döndüğü sırada, uçağının İsrail tarafından hedef alınabileceğine dair istihbarat elde edildi. ABD’li iki yetkilinin verdiği bilgiye göre, Irak üzerinden İran hava sahasına giren iki İsrail savaş uçağının tespit edilmesi üzerine İran güvenlik güçleri Galibaf’ın uçağını uyardı. Uçak, İran’ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentine acil iniş yaparken Galibaf ve beraberindeki heyet Tahran’a kara yoluyla dönmek zorunda kaldı.

    Öte yandan, çatışmaların sürdüğü mart ayında Pakistanlı bir yetkilinin İngiltere merkezli haber ajansı Reuters’a yaptığı açıklamalara da atıfta bulunuldu. İslamabad yönetiminin, Arakçi veya Galibaf’ın öldürülmesi halinde ateşkesi müzakere edecek kimsenin kalmayacağı konusunda Washington’u uyardığı hatırlatıldı. Pakistan’ın her iki ismin de hedef alınmaması yönündeki talebi üzerine ABD’nin devreye girdiği ve İsrail’den bu isimleri suikast listesinden çıkarmasını istediği kaydedildi.

  • NATO ZİRVESİ ÖNCESİNDE TÜRKİYE’NİN STRATEJİK ROLÜ ASBÜ’DE MASAYA YATIRILDI

    NATO ZİRVESİ ÖNCESİNDE TÜRKİYE’NİN STRATEJİK ROLÜ ASBÜ’DE MASAYA YATIRILDI

    Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinde düzenlenen, “Ankara Zirvesi Öncesi Türkiye ve NATO: Küresel Öncelikler, Bölgesel Fırsatlar ve Sınamalar” başlıklı panel, ASBÜ Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirildi.

    Değişen uluslararası güvenlik ortamının çok boyutlu bir perspektifle ele alındığı çalıştayda; Türkiye’nin NATO içindeki stratejik konumu, NATO’nun küresel güvenlik öncelikleri, Karadeniz, Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeler, caydırıcılık, ittifak uyumu ve Türkiye’nin güvenlik vizyonu ile bölgesel fırsatlar ve güvenlik sınamaları kapsamlı şekilde değerlendirildi.

    Uluslararası ilişkiler, güvenlik ve strateji alanına ilgi duyan akademisyenler, araştırmacılar ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği çalıştay, saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın okunmasıyla başladı.

    Açılış konuşması için kürsüye gelen ilk isim, ASBÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gürol Baba oldu. Türkiye’nin NATO içerisindeki stratejik konumuna dikkat çeken Baba, değişen küresel güvenlik ortamında Türkiye’nin üstlendiği kritik rolün bölgesel istikrara sağladığı katkıya vurgu yaptı.

    Programın açılışında söz alan ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan ise Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinin, başkent Ankara’da gerçekleşecek NATO Zirvesi öncesinde bu panele ev sahipliği yapmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Arıcan, küresel ve bölgesel gelişmelerin akademik zeminde ele alındığı bu nitelikteki çalıştaylara ev sahipliği yapmayı sürdüreceklerini belirterek, bu tür faaliyetleri gerçekleştirmeyi tarihi bir sorumluluk olarak gördüklerini ifade etti.

    Panelin şeref konuğu olarak kürsüye gelen son isim ise Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç oldu. Kılıç, Türkiye’nin NATO içindeki stratejik konumunu, küresel güvenlik gündemini ve bölgesel gelişmeleri değerlendirdi.

    Konuşmasında, geçmişte dar imkânlarla sürdürülen ve bir telefonun dahi lüks kabul edildiği dönemlerden, bugün teknolojinin en üst imkânlarının seferber edildiği uluslararası zirvelere ev sahipliği yapan bir ülke konumuna gelindiğini hatırlattı.

    Başta millî savunma olmak üzere; ekonomik dayanıklılıktan enerji arz güvenliğine, kritik altyapıların korunmasından siber tehditlere, uzay teknolojilerinden yapay zekâya kadar geniş bir alanda ulaşılan kapasite birikiminin önemine dikkat çekti.

    Türkiye’nin sahada gösterdiği varlık mücadelesi, artan diplomatik birikimi ve stratejik öngörü kabiliyetiyle NATO’nun 32 ülke içerisindeki vazgeçilmez üyelerinden biri olduğunu vurguladı.

    NATO Zirvesi öncesi gerçekleştirilen panelin ilk oturumunun moderatörlüğünü ASBÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Başar Baysal üstlendi.

    Oturumda ASBÜ Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Muhittin Ataman, ASBÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gürol Baba ve 3. Ordu Eski Komutanı Emekli Korgeneral Yavuz Türkgenci, NATO-Türkiye ilişkilerini farklı boyutlarıyla değerlendirdi.

    Moderatörlüğünü ASBÜ Dr. Öğretim Üyesi Barın Kayaoğlu’nun üstlendiği ikinci oturumda ise Türkiye’nin eski NATO Daimi Temsilcisi Emekli Büyükelçi Mehmet Fatih Ceylan, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi ve Milli İstihbarat Akademisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurşin Ateşoğlu Güney ile Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökhan Çınkara sunumlarını gerçekleştirdi ve mesleki deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.

    Program sonunda üniversite yönetimi tarafından Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç’a çeşitli hediyeler ile 15 Temmuz’un 10’uncu yılı münasebetiyle hazırlanan kitap takdim edildi.

  • Skandal Kararın Ardından Paşinyan’dan Netanyahu’ya Soğuk Duş

    Skandal Kararın Ardından Paşinyan’dan Netanyahu’ya Soğuk Duş

    Gazze, Lübnan Suriye’deki son saldırıları nedeniyle uluslararası alanda yoğun baskı altında olan ve Ankara ile diplomatik ipleri kopma noktasına getiren İsrail hükümeti, Türkiye’yi sıkıştırmak için “1915 kartını” masaya sürdü.

    Kabinede oy birliğiyle alınan tanıma kararı, Tel Aviv tarafından Ankara’ya karşı bir misilleme ve baskı aracı olarak planlansa da bizzat Ermenistan yönetiminden gelen açıklamayla boşa çıktı.

    Başbakan Nikol Paşinyan, lideri olduğu Sivil Sözleşme Partisi’nin kritik toplantısının ardından basının sorularını cevapladı.

    İsrail’in aldığı karara Ermenistan olarak neden bir tebrik veya resmi cevap üretmedikleri sorulan Paşinyan, konunun uluslararası ilişkilerde istismar edilmesine set çeken şu ifadeleri kullandı:

    “Bir cevap verme ihtiyacı görmüyoruz. Çünkü bu meselenin bir silah olarak kullanılması sürecine dahil olmamanın, Ermenistan’ın çıkarlarına olduğuna inanıyoruz.”

    Son dönemde Türkiye ve Azerbaycan ile ilişkileri normalleştirme, sınır hatlarını belirleme ve Güney Kafkasya’da kalıcı barışı sağlama adına pragmatik adımlar atan Paşinyan yönetimi, üçüncü ülkelerin tarihi olayları “siyasi şantaj” malzemesi yapmasından rahatsız olduğunu bu çıkışıyla netleştirdi.

  • Bahçeli; Askeri Hastanelerin Yeniden Açılması Milli Beka Meselesidir

    Bahçeli; Askeri Hastanelerin Yeniden Açılması Milli Beka Meselesidir

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı açıklamalarda askeri hastanelerin yeniden faaliyete geçirilmesi gerektiğini söyledi.

    Türkiye’nin NATO üyesi ülkeler arasında askeri hastanesi bulunmayan tek ülke olduğunu ifade eden Bahçeli, askeri sağlık sisteminin yeniden yapılandırılmasının milli güvenlik açısından önemli bir ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

    Açıklamalarının ardından “Askeri hastaneler yeniden açılacak mı?” sorusu gündemin öne çıkan başlıkları arasına girdi.

  • Katil Netanyahu Başkan Erdoğan Korkusunu Kendi Ağzıyla İtiraf Etti

    Katil Netanyahu Başkan Erdoğan Korkusunu Kendi Ağzıyla İtiraf Etti

    Başkan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin Sapanca’da düzenlenen İstişare ve Değerlendirme Kampı’nda yaptığı konuşmada Gazze’ye yönelik saldırılara sert tepki gösterdi. Erdoğan, “Gazze’nin ve Şam’ın umudu sizlersiniz. Soykırımın hesabını biz soracağız.” ifadelerini kullandı. Konuşmasında Türkiye’nin bölgesel sorumluluğuna dikkat çeken Erdoğan, “Beklenen Türk” vurgusunu yineleyerek, “Bu parti ümmetin de umududur.” dedi.

    Başkan Erdoğan’ın sözleri, Gazze Şeridi’ndeki soykırım başta olmak üzere Lübnan, Suriye, Katar ve İran’a saldırılar düzenleyen ve bölgeyi ateşe atan terör devleti İsrail’de de yankı uyandırdı.

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, kabine toplantısında yaptığı açıklamada, Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail’e yönelik söylemlerini “çok ciddiye aldıklarını” belirterek, bu açıklamaları ABD yönetiminin de gündemine taşıyacaklarını söyledi.

    İbranice yayın yapan medya kuruluşlarında yer alan ve İsrail Başbakanlık Ofisi tarafından The Times of Israel gazetesine doğrulanan habere göre Netanyahu, kabine üyelerine şu ifadeleri kullandı: “Neredeyse Başkan Erdoğan’ın İsrail Devleti’nin yok edilmesi çağrısında bulunmadığı bir gün geçmiyor. Bu sözleri çok ciddiye alıyoruz. Çünkü halkımızın tarihinden öğrendiğimiz bir şey varsa, o da birisi sizi yok etmek istediğini söylüyorsa, onu ciddiye almanız gerektiğidir.”

    Netanyahu, bu açıklamaların ABD yönetimiyle de paylaşılacağını belirterek, “Amerikalı dostlarımızın da dikkatini bu açıklamalara çekeceğiz. Bunları görmezden gelmiyoruz.” dedi.

    Haberde, Başkan Erdoğan ile diğer üst düzey Türk yetkililerin son dönemde İsrail’e yönelik açıklamalarını sertleştirdiği öne sürüldü.
    Bu kapsamda, Türkiye İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin bu ayın başlarında yaptığı ve işgal altındaki Kudüs’ün “özgürleştirilmesi” çağrısında bulunduğu belirtilen açıklamaya da yer verildi.

  • CHP’de Siyasi Tasfiye Operasyonu | Kılıçdaroğlu 50 İl Başkanının Daha Biletini Kesiyor

    CHP’de Siyasi Tasfiye Operasyonu | Kılıçdaroğlu 50 İl Başkanının Daha Biletini Kesiyor

    CHP’de bölünme sürüyor. 38. Olağan Kurultay’a, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’nun başını çektiği değişimcilerin şaibesi damga vurdu. Oy karşılığı para, telefon ve akrabalara iş dağıtıldığı tespit edilen kurultay, yine CHP’lilerin şikayetleri ile mahkemelik oldu.

    Mutlak butlan kararı ile söz konusu kurultay yok sayıldı ve Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte önceki yönetim yeniden CHP’nin başına geçti. Özgür Özel ve destekçileri, kararı kabul etmeyip genel merkeze bayrak açtı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel destekçisi belediye başkanları, milletvekilleri ve il-ilçe başkanları arasında büyük bir gerilim var.

    Yönetimi ele alan Kılıçdaroğlu ve ekibi ise partiyi ‘arındırmaya’ başladı bile. Genel merkeze karşı adeta isyana başlayan milletvekillerinden Ensar Aytekin, Ali Mahir Başarır, Gökhan Günaydın, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Özgür Karabat, Umut Akdoğan, Veli Ağbaba, Turan Taşkın Özer ve Burhanettin Bulut, disipline sevk edildi.

    Diğer yandan Erzurum, Bursa ve Bitlis il başkanları ile eski Mardin, İstanbul ve Batman il başkanları hakkında da disiplin süreci başladı. İhraç ve disipline sevklerin bununla sınırlı kalmaması bekleniyor.

    Sabah’tan Murathan Yıldırım’ın haberine göre, Kılıçdaroğlu ekibi, eylül ayına kadar büyük bir ‘arındırmaya’ girişiyor. Bu kapsamda eylül ayına kadar en az 50 il başkanlığında daha değişim yaşanacak. Kulislerde, bu sayının gerekirse 60’a kadar da çıkabileceği konuşuluyor.

    İl başkanlıklarında köklü değişimlerin beklendiği bu süreçte genel başkan yardımcılarına her ilden en az 5-6 ismin adaylık için başvurularını ilettiği öğrenilirken, partiden uzaklaştırılacak isimlerin yerlerinin de kısa sürede dolması bekleniyor.