Kategori: Siyaset

  • Bin Selman’dan İsrail’e Karşı Harekete Geçilmesi Çağrısı

    Bin Selman’dan İsrail’e Karşı Harekete Geçilmesi Çağrısı

    Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, İsrail’in Katar’a yönelik saldırısına karşı “Arap, İslam (ülkeleri) ve uluslararası düzeyde harekete geçilmesi” çağrısında bulundu.

    Bin Selman, Suudi Arabistan Şura Meclisine hitaben yaptığı konuşmada, “İşgalci İsrail’in bölgedeki saldırılarını reddediyor ve kınıyoruz. Bunların sonuncusu, Katar devletine yönelik barbarca saldırıdır. Bu saldırı, Arap, İslam (ülkeleri) ve uluslararası düzeyde harekete geçilmesini gerektirmektedir.” ifadelerini kullandı.

    Suudi Arabistan Veliaht Prensi, “İşgal yönetimini durdurmak ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını sarsan suç teşkil eden uygulamalarına karşı onu caydırmak için uluslararası önlemler alınmalıdır. Katar devletinin alacağı her türlü kararda yanlarında olacağız ve bunun için tüm imkanlarımızı seferber edeceğiz.” dedi.

    Gazze’deki Filistin halkına yönelik “barbarca saldırıların ve aç bırakma ile zorla göç ettirme suçlarının” sürmesini kınadıklarını belirten Bin Selman, şunları kaydetti:

    “Gazze toprakları Filistin toprağıdır ve halkının hakkı sabittir; hiçbir saldırı bu hakkı ellerinden alamaz, hiçbir tehdit bunu geçersiz kılamaz. Tutumumuz nettir: Hakkı korumak ve ihlallerini önlemek için kararlı şekilde çalışmak.”

    “Suudi Arabistan’ın 2002 yılında başlattığı ve iki devletli çözüm perspektifiyle uluslararası alanda hayata geçirdiği Arap Barış Girişiminin, bugün Filistin Devleti’ni kurma yolunda eşsiz bir yol sunacağını” söyleyen Bin Selman, “Suudi Arabistan’ın yoğun çabalarının, Filistin’i tanıyan devlet sayısının artmasını sağladığını” aktardı.

  • 2 belediye daha AK Parti’ye geçti | Rozetlerini Cumhurbaşkanı Erdoğan taktı

    2 belediye daha AK Parti’ye geçti | Rozetlerini Cumhurbaşkanı Erdoğan taktı

    AK Parti Merkez Yürütme Kurulu bugün toplandı. Toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başkanlık etti. Toplantıda, iç ve dış politikadaki güncel gelişmeler ile parti içi stratejiler ele alınırken rozet töreni de gerçekleştirildi.

    Seydişehir Belediye Başkanı Hasan Ustaoğlu, CHP’den Emirgazi Belediye Başkanı Mesut Mertcan ise Yeniden Refah Partisi’nden AK Parti’ye geçiş yaptı.

    İkilinin rozetlerini Cumhurbaşkanı Erdoğan, takdim etti.

    AK Parti’den yapılan açıklamada da “Güçlü Türkiye yolunda birlik büyüyor, gönül belediyeciliği yayılıyor. Seydişehir Belediye Başkanı Hasan Ustaoğlu ve Emirgazi Belediye Başkanı Mesut Mertcan AK Parti’mize katıldı. Başkanlarımıza hoş geldiniz diyor, Konyamız için birlikte daha büyük hizmetlere imza atacağımıza inanıyoruz.” ifadeleri yer aldı.

  • CHP’de Taht Savaşları | Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ofisinde Büyük Hareketlilik

    CHP’de Taht Savaşları | Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ofisinde Büyük Hareketlilik

    CHP’de gözler 15 Eylül’deki şaibeli kurultay duruşmasına çevrildi. Mahkemeden çıkabilecek olası bir mutlak butlan kararı durumunda eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden partinin başına geçmesine kesin gözüyle bakılıyor.
    Kırmızı alarma geçen genel merkez kanadı ise “Kılıçdaroğlu’nu tanımayız” diyerek muhalif kanada meydan okuyor. Parti içerisindeki belirsizliğin zirve yaptığı bu süreçte Kılıçdaroğlu’nun çalışma ofisinde ise hareketli günler yaşanıyor.
    Edinilen bilgilere göre eski CHP liderinin Ankara’daki ofisi, son haftalarda adeta ziyaretçi akınına uğradı.
    Bu süreçte Kılıçdaroğlu’nun, eski ve mevcut il-ilçe başkanlarından parti meclisi üyelerine kadar birçok parti yetkilisini ağırladığı ve değerlendirmeler yaptığı öne sürüldü.
    Partiye yakın kaynaklar, genel merkez baskısından bunalan birçok örgüt temsilcisinin, olası bir mutlak butlan kararı durumunda hızla taraf değiştirerek Kılıçdaroğlu ile birlikte yeniden yol yürüyebileceğini savunuyor.
    Öte yandan Kılıçdaroğlu’nun, temmuz ayında ilan edilen kongre takviminden de rahatsız olduğu iddia ediliyor.
    Mahkeme sürecini daha da belirsiz hale getirmek ve çıkmaza sokmak için harekete geçen genel merkez ani bir kararla kongre takvimini duyurmuş, 13 Ağustos’ta da mahalle delege seçimleri başlamıştı.
    Mahkeme kararını beklemeden bu sürecin başlatılması, “olası bir butlan kararına karşı ön alma girişimi” olarak yorumlanmıştı.
    15 Eylül’de göreve geri dönmesi halinde Kılıçdaroğlu’nun, kendisi tarafından sıfırdan belirlenen bir kongre takvimi kapsamında partiyi olağan kurultaya götürmeyi arzuladığı da iddialar arasında yer alıyor.
    Kılıçdaroğlu kanadı, mutlak butlan kararı çıkması halinde 21 Eylül için planlanan olağanüstü kurultayın da mahkeme kararıyla iptal edilebileceğini savunuyor.
    Partili kaynaklar, Kılıçdaroğlu’nun geri dönmesi halinde parti içerisinde toplu istifaların başlayacağına yönelik söylentilere ilişkin, “Böyle bir durum olursa Kemal Bey istifa edene ‘dur’ demez. Partide kalmaları için kimseye ricacı olmaz” değerlendirmesinde bulunuyor.

  • İsrail’e Darbe Üstüne Darbe | Avrupa Birliği İsrail’le Olan Anlaşmalarını Askıya Alıyor

    İsrail’e Darbe Üstüne Darbe | Avrupa Birliği İsrail’le Olan Anlaşmalarını Askıya Alıyor

    Avrupa Birliği, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına ve Katar’ın başkenti Doha’ya yönelik son operasyonlarına sert tepki gösterdi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, İsrail’e yönelik çok yönlü yaptırımlar paketini kamuoyuna duyurdu.

    Açıklamasında, “İsrail’e olan ikili desteğimizi askıya alacağız” ifadelerini kullanan von der Leyen, AB ile İsrail arasındaki ticaret ortaklığının da kısmi olarak dondurulacağını söyledi. Bu adım, AB-İsrail ekonomik ilişkilerinde şimdiye kadar atılan en sert adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

    Von der Leyen, “Ticaretle ilgili konularda İsrail ile olan Ortaklık Anlaşması’nın kısmen askıya alınmasını teklif edeceğiz” diyerek, AB Konseyi’ne ekonomik işbirliğinin sınırlanması yönünde çağrıda bulundu. Bu öneri, onaylanması halinde İsrail’in AB ile yürüttüğü birçok ticari faaliyeti doğrudan etkileyecek.

    Avrupa Komisyonu Başkanı, İsrail hükümetindeki bazı aşırı sağcı isimlere yönelik bireysel yaptırımların da gündeme geleceğini açıkladı. “İsrail’deki aşırı bakanlara yaptırımlar önereceğiz” ifadesini kullanan von der Leyen, isim vermese de mesajının muhatabının net olduğunu gösterdi.

    Gazze’de yaşanan insani dramı da gündeme taşıyan von der Leyen, açlık ve bombardımanın bir savaş silahı olarak kullanılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. “İnsan yapımı kıtlık asla bir savaş aracı olamaz. Bu durmalı” diyerek uluslararası hukuka vurgu yaptı.

    AB’nin doğu sınır güvenliğini artırmak üzere yeni bir strateji geliştirdiğini duyuran Von der Leyen, “Rusya ile sınırı olan AB ülkelerinde gerçek zamanlı gözetimi iyileştirmek için ‘Doğu Kanadı Gözetimi’ programı başlatıyoruz” dedi.

    Buna ek olarak, “Drone duvarı” adı verilen teknolojik bir savunma hattının inşa edileceğini belirten Komisyon Başkanı, bu sistemin özellikle istihbarat ve sınır güvenliğinde caydırıcı rol oynayacağını ifade etti.

  • Fransa’da Siyasi Deprem | Hükümet Düştü Macron Köşeye Sıkıştı

    Fransa’da Siyasi Deprem | Hükümet Düştü Macron Köşeye Sıkıştı

    Fransa, Başbakan François Bayrou ve azınlık hükümetinin parlamentoda yapılan kritik güven oylamasını kaybederek çökmesiyle yeniden siyasi bir krize sürüklendi. Milletvekilleri, 364’e karşı 194 oyla Bayrou’yu reddetti ve bu durum Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u bir kez daha yeni bir hükümet başkanı arayışına zorladı

    Görevde henüz bir yılı doldurmayan Bayrou, Fransa’nın hızla artan borcunu dizginlemek için derin harcama kesintilerini savunurken benzeri görülmemiş bir güven oylamasına geleceğini bağlamıştı.Ancak hem sol hem de aşırı sağ, onu devirmek için fırsatı değerlendirdi.

    Macron’un ofisi, cumhurbaşkanının Bayrou’nun istifasını kabul edeceğini ve “önümüzdeki günlerde” yerine bir atama yapacağını doğruladı.

    Fransa Anayasası uyarınca Bayrou, o zamana kadar sadece rutin işleri yürüterek geçici başbakanlık görevine devam edebilecek.Fransa, son iki yılda zaten iki kez geçici hükümetlerle yönetildi: Temmuz–Eylül 2024 arasında Gabriel Attal’ın hükümetinin istifasının ardından ve Aralık 2024’te Michel Barnier’in hükümetinin düşmesinden sonra.Macron’un şimdi iki seçeneği var: Fransa’nın bölünmüş parlamentosunda güvenoyu alabilecek bir başbakan atamak ya da Ulusal Meclis’i feshedip erken seçimlere gitmek.Şimdilik ikinci seçeneğe direniyor, ancak siyasi kilitlenme sonunda onu bu yola zorlayabilir.

    Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Ulusal Meclis’i feshedip erken seçim kararı alması halinde, anayasa gereği sandık 20 ila 40 gün içinde kurulmak zorunda.Geleneksel olarak, cumhurbaşkanının en fazla sandalyeyi kazanan partiden bir başbakan ataması beklenir, ancak anayasal olarak buna mecbur değil.Buna karşılık, tek bir partinin mecliste salt çoğunluğu elde etmesi durumunda, cumhurbaşkanı fiilen o partinin liderini başbakan olarak atamakla yükümlü hale geliyor. Fransız siyasetinde bu durum “birlikte yönetim” (cohabitation) olarak adlandırılıyor.Benzer bir örnek 1993’te yaşanmış, Sosyalist Cumhurbaşkanı François Mitterrand, sağın parlamento seçimlerinde ezici üstünlük sağlamasının ardından muhafazakâr Edouard Balladur’u başbakanlığa getirmek zorunda kalmıştı.Macron’un olası bir seçim zaferini görmezden gelerek kendi müttefiklerinden birini başbakan ataması halinde ise yeni hükümetin derhal bir güvensizlik oylamasıyla karşılaşacağına kesin gözüyle bakılıyor.

  • Ülkeler Peş Peşe Duyurdu | Köşeye Sıkışan İsrail Tehdit Etti

    Ülkeler Peş Peşe Duyurdu | Köşeye Sıkışan İsrail Tehdit Etti

    İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Batılı ülkelerin Filistin Devleti’ni tanıması karşısında Tel Aviv yönetiminin “tek taraflı kararlar alacağı” tehdidinde bulundu.

    Bakan Saar ve İsrail’i ziyaret eden Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Batı Kudüs’te ortak basın toplantısı düzenledi.
    Filistin Devleti’nin tanınmasının “İsrail’i tek taraflı kararlar almaya itecek ve bu büyük bir hata olur.” ifadelerini kullanan Saar, Danimarka da dahil olmak üzere Avrupa devletlerine Filistin Devleti’ni tanımama çağrısı yaptı.

    Fransa ve İngiltere gibi Filistin Devleti’nin tanınmasını “zorlayan devletlerin büyük bir hata yaptığını” iddia eden Saar, “Filistin Devleti’nin kurulmasını destekleyen ülkeler, Filistin Yönetiminin eylemleriyle bir devleti hak etmediğini gösteren en önemli gerçekleri görmezden geliyor.” ifadelerini kullandı.
    Filistin Devleti’nin tanınmasının 1993 ile 1995 yıllarında imzalanan Oslo Anlaşmaları’na aykırı olduğunu ileri süren Bakan Saar, “Gelecekte bir barış anlaşması ancak ikili bir bağlamda gerçekleşebilir.” dedi.
    Tel Aviv yönetiminin Batılı ülkelerin Filistin Devleti’ni tanımasına karşı işgal altında tuttuğu Batı Şeria’nın bazı bölümlerinin ilhak edebileceği yönündeki haberlere de değinen Saar, “Bu konuyu, Başbakan Binyamin Netanyahu ile görüşüyoruz. Bir karar verilecek. Sanırım ayrıntıya girmeme gerek yok.” dedi.

    Washington’a geçen ay yaptığı ziyarete de değinen ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile ilhakı konusunu görüştüklerini belirten Saar, “Herhangi bir gelişme olursa, eminim ki açıklanacaktır.” dedi.

    Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen basın toplantısındaki konuşmasında, Tel Aviv yönetiminin Gazze Şeridi’ndeki yaralıların işgal altındaki Doğu Kudüs ile Batı Şeria’da tedavi görmesine izin vermemesini eleştirdi.

    Öte yandan Rasmussen, Gazze Şeridi’ndeki insani duruma da değinerek Tel Aviv yönetimiyle “büyük bir atılım konusunda anlaşamadıklarını” vurguladı.

    Danimarka’nın henüz Filistin Devleti’ni tanımaya hazır olmadığını söyleyen Bakan Rasmussen, ancak “İsrail’in Danimarka’nın Filistin devletini tanımasına karşı veto yetkisinin olmadığını da” vurguladı.

  • Trump’tan Putin’e Savaş Uyarısı | Kararı O Verecek Memnun Kalmazsam Göreceksiniz

    Trump’tan Putin’e Savaş Uyarısı | Kararı O Verecek Memnun Kalmazsam Göreceksiniz

    ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile görüşme öncesi yaptığı açıklamada, Rusya-Ukrayna Savaşı’nı “gereksiz bir trajedi” olarak nitelendirdi ve bu duruma son verebilecek güce sahip olduğunu belirtti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşeceğini açıklayan Trump, “Putin’e söyleyecek bir şeyim yok. O benim ne düşündüğümü biliyor. O bir karar verecek. Eğer bu karardan memnun kalmazsam, neler olacağını göreceksiniz” ifadelerini kullandı.

    Trump, Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki’yi ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve Polonya’daki seçimlerde Nawrocki’ye verdiği desteği hatırlattı. Polonya’daki Amerikan askeri varlığına da değinen Trump, diğer bazı ülkelerden farklı olarak, Polonya’dan asker çekmeyi hiç düşünmediklerini ve bu ülkenin savunmasına yardım edeceklerini söyledi.

    Rusya’ya yönelik yaptırımlar konusunda kendisine yöneltilen eleştirilere yanıt veren Trump, “Hindistan’a ikincil yaptırımlar uygulamak, Rusya’ya yüzlerce milyar dolara mal oldu. Buna hiçbir şey yapmamak mı diyorsunuz? Ve ben henüz ikinci veya üçüncü aşamayı tamamlamadım” diyerek, uyguladığı politikaların etkili olduğunu savundu.
    Çin’de düzenlenen askeri geçit törenini de değerlendiren Trump, töreni “etkileyici” bulduğunu ancak Çin’e çok yardım ettiklerine inandığını ve bu yardımların yeterince takdir edilmediğini belirtti.
    Trump, savaşın her iki taraftan binlerce kişinin ölümüne neden olduğunu ve bu durumun sona ermesi gerektiğini vurguladı. “Geçen hafta 7 bin 819 kişi öldü… onlar insan. Onların ebeveynleri var. Bu aptalca bir savaşın sonu ve ben bunun şimdi durdurulmasını istiyorum” dedi.

    Diğer konulara da değinen Trump, ABD’nin Karayipler’de uyuşturucu karteline ait tekneye düzenlediği saldırıyı ve Venezuela’yı sert bir dille eleştirdi. Venezuela’yı hapishanelerindeki en kötü suçluları ABD’ye göndermekle suçladı.

    Son olarak, Trump, Nawrocki’yi F16 savaş uçakları tarafından düzenlenen bir gösteriyle karşıladı. Bu gösterinin, geçtiğimiz günlerde Polonya’da düşen F16 savaş uçağında hayatını kaybeden Polonyalı pilotun anısına yapıldığı belirtildi.

  • CHP Kurultay Davası Öncesi Flaş Gelişme | Ankara’daki Mahkeme İstanbul’dan Kayyum Kararını İstedi

    CHP Kurultay Davası Öncesi Flaş Gelişme | Ankara’daki Mahkeme İstanbul’dan Kayyum Kararını İstedi

    CHP, davalarla anılan bir parti haline dönüştü… CHP, 38. Olağan Kurultay’ın iptali istemiyle açılan davanın 15 Eylül’de görülecek duruşmasına odaklanmışken, İstanbul’da kritik bir gelişme yaşandı. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, 8 Ekim 2023’te gerçekleştirilen İstanbul İl Kongresi’nin iptali için açılan davada verdiği ara kararla, Özgür Çelik başkanlığındaki il yönetimini görevden uzaklaştırdı.

    Mahkeme kararının ardından İstanbul İl Başkanlığı’na, 2024 yılında CHP’den ayrıldığını açıklayan Gürsel Tekin, kayyum olarak atandı.

    Kurultay davasına bakan Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi de İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderdiği yazıyla, CHP İstanbul İl Kongresi’nin iptaline dair dosyanın kendilerine gönderilmesini talep etti.

    İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, önceki gün 8 Ekim 2023’te yapılan Cumhuriyet Halk Partisi 38. Olağan İstanbul İl Kongresinde seçilen ve Sarıyer 1. İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının 11 Ekim 2023 tarihli kararında yer alan İl Başkanı, İl Yönetim Kurulu Asıl ve Yedek Üyeleri ile İl Disiplin Kurulu Asıl ve Yedek Üyelerinin tedbiren bu görevlerden uzaklaştırılmalarına karar vermişti.

    Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi, ayrıca aynı kongreye açılan ceza davasına ait dosyanın da kendilerine ulaştırılmasını istedi. Bu talep, İstanbul 72. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

    CHP Lideri Özgür Özel’in ilk kez genel başkan seçildiği 38. Olağan Kurultayı hakkında açılan davanın bir sonraki duruşması, 15 Eylül’de görülecek.

    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, dün katıldığı canlı yayında İstanbul’daki kongre davasının Ankara’daki kurultay davasını etkileyeceğini söylemişti.

    Tunç, “Kurultay’da maddi menfaatle delegelerin etkilendiği iddiası var. İspat şartı olduğu gerekçesiyle mahkemenin verdiği bir tedbir kararı var. İstanbul’da ve Ankara’da devam eden davalar da var. Her iki davada birbirini etkileyecek düzeyde.” ifadelerini kullanmıştı.

  • Siyaset Dünyasını Sarsacak Bomba İddia | Meral Akşener Mansur Yavaş’a Bu Teklifi Yapmış

    Siyaset Dünyasını Sarsacak Bomba İddia | Meral Akşener Mansur Yavaş’a Bu Teklifi Yapmış

    2023 Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde dönemin İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Altılı Masa’dan kalkması ve sonrasında geri dönmesi Türkiye gündemini günlerce meşgul etmişti.

    Gazeteci Sinan Burhan, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçim sürecine ilişkin dikkat çeken bir kulis bilgisini paylaştı.

    Dönemin İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Altılı Masa’dan ayrıldığı dönemde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile kritik bir görüşme gerçekleştirdi. Burhan’ın iddiasına göre dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığını istemeyen Akşener, anketlerde daha yüksek oy potansiyeline sahip olduğu gerekçesiyle Yavaş’ın aday olmasını önerdi.

    Burhan, görüşmenin detayları ile ilgili şu ifadeleri kullandı: “Pazar gecesi, yani Sayın Kılıçdaroğlu’nun adaylığının açıklanmasından bir gün önce Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş, Sayın Meral Akşener’le geç saatlerde evinde bir görüşme yapıyor. Meral Hanım, anketlerde Kemal Bey’in geride kaldığını, buna karşın Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’nun önde olduğunu söylüyor ve Mansur Bey’e ‘Cumhurbaşkanı adayı ol’ çağrısında bulunuyor.”

    Burhan, Yavaş’ın bu teklif karşısında çekingen bir tutum sergilediğini, Akşener’in ise bunun üzerine seçimi kaybetmesi durumunda Yavaş’a İYİ Parti Genel Başkanlığı’nı teklif ettiğini iddia etti. Burhan, sözlerine şöyle devam etti: “Mansur Bey çekingen davranınca, Meral Akşener kendisine ‘Mansur abi gel Cumhurbaşkanı adayı ol. Seçimi kaybedersen, İYİ Parti Genel Başkanlığı’nı sana bırakırım’ diyor. Akşener, Yavaş’a böyle bir teklifte bulunuyor.”

  • CHP İçin İçin Kaynıyor | Özel’in Tüm İmzaları Geçersiz Hale Gelebilir

    CHP İçin İçin Kaynıyor | Özel’in Tüm İmzaları Geçersiz Hale Gelebilir

    Geçtiğimiz ay, ‘şaibeli kurultay’ duruşmasının sonucunu bile beklemeden kongre takvimini ilan eden genel merkeze muhalif kanadın tepkisi sert olmuştu. ‘Olası bir butlan kararına karşı ön alma girişimi’ olarak yorumlanan bu hamlenin ardından 13 Ağustos’ta mahalle delege seçimleri başladı.

    Genel merkez destekçileri ile muhalif kanat arasındaki söz düelloları, seçimlerin başlamasıyla birlikte birçok noktada arbedeye dönüştü. Samsun’dan Afyon’a, İzmit’ten Erzurum’a kadar birçok il ve ilçede kavga, küfürleşme, hile iddiaları ve gözaltı kararları, seçim sürecine damga vurdu.

    Edinilen bilgilere göre partililerin delege seçimlerine ilgisi de oldukça düşük seviyede kaldı. Seçimlerin genel merkezin ağır baskısı altında devam ettiğini savunan partili kaynaklar, mevcut ilgisizliğin en önemli gerekçesinin bu durum olduğunu vurguladı. Buna ek olarak, Marmaris başta olmak üzere bazı ilçelerde yönetim kadrolarının antidemokratik tutumları da gerginliği artırdı.
    15 Eylül’deki duruşmadan ‘iptal’ kararı çıkabileceğine yönelik güçlü beklentinin de seçim heyecanını sekteye uğrattığı bildirildi. Oy kullanması öngörülen partililerden en az yarısının sandığa gitmediği ve süreci uzaktan izlemeyi tercih ettiği aktarıldı.

    ‘Şaibeli kurultay’ duruşmasında olası bir mutlak butlan kararı çıkması ve eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun göreve geri dönmesi halinde, halihazırda devam eden kongreler takviminin akıbeti de merak konusu oldu. Kılıçdaroğlu’na yakınlığı ile bilinen partili kaynaklar, “Mahkemeden olası bir butlan kararı çıkması durumunda Özgür Bey’in bugüne kadar genel başkan sıfatıyla aldığı tüm kararlar ve attığı tüm imzalar geçersiz hale gelir” iddiasını savunuyor.

    Söz konusu durumun gerçekleşmesi halinde kongreler takviminin iptalinin ana gündem maddelerinden biri haline gelebileceğini savunan kaynaklar, “Böyle bir durumla karşı karşıya kalınırsa, Kemal Bey’in de yeniden göreve dönmesi halinde, hazırlıklar tamamlandıktan sonra kongreler süreci sıfırdan başlatılabilir. Kemal Bey de elbette partiyi bir an önce, en sağlıklı şekilde olağan kurultaya taşımak isteyecektir” değerlendirmesinde bulunuyor.