Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, DEM Parti’ye kapatma davası açılması çağrısıyla ilgili konuştu.
Bakan Tunç, “Milletten aldığınız yetkiyi kötüye kullanmayın diyorum. Terörü destekleyen açıklamalarda bulunursanız o zaman demokratik hukuk devleti buna müsaade etmez, yetkili makamlar devreye girer.” dedi
Tunç, “Partiler teröre mesafe koymalı. DEM Parti aynı yolu izlerse aynı muameleyle karşılaşır.” açıklamasında bulundu.
Bakan Tunç yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Diyarbakır Sur’daki adli soruşturma devam ediyor. Ülkemizin milletimizin birlik beraberliği ile ilgili konularda sinir uçlarıyla oynarsanız adli ve idari soruşturmalarla karşı karşıya kalırsınız.
Yasal mevzuat çerçevesi içinde bir belediye terörü destekliyorsa geçmişte uygulamalı gördük. Hiç kimse durduk yere kayyum atanmasını parti kapatılmasını ister mi? Millet düşmanlarına kaynakları aktarırsanız anayasa ve kanunlar çerçevesi içinde o yetkiler kullanılır. Bu yetkileri kullanmak zorunda kalmamalı.
Millet size teröre destek olun diye oy vermiyor. Şiddete teşvik suç sayılır, fikir özgürlüğü kapsamında sayılmaz. DEM Parti aynı yolu izlerse aynı muameleyle karşılaşır. DEM Parti teröre desteğe devam ederse kapatılabilir.”
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Bakü’deki ADA Üniversitesi’nde düzenlenen “COP29 ve Azerbaycan için Yeşil Vizyon” başlıklı uluslararası foruma katılarak konuşma yaptı, soruları yanıtladı.
Ermenistan’la barış anlaşması imzalanması için yürütülen müzakerelere değinen Aliyev, “Barış anlaşması imzalanmasına hiçbir zaman olmadığı kadar yakınız. İşgal döneminde hiçbir zaman buna yakın olmadık. O zaman temel ilkelerde bile mutabık kalamıyorduk. Şimdi ise barış anlaşmasının nasıl olması gerektiği konusunda ortak bir anlayışa sahibiz. Sadece detayları çözmemiz gerekiyor. Ama elbette her iki tarafın da zamana ihtiyacı var.” diye konuştu.
Aliyev, Azerbaycan’ın batı illeri ile Nahçıvan’ı Ermenistan üzerinden birleştirecek güzergaha ilişkin, “10 Kasım 2020’de (Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan arasında) imzalanan üçlü bildiride bu konu belirtiliyor. Evet, orada Zengezur Koridoru ifadesi yer almıyor fakat orada Azerbaycan’ın batı kısımları ile Nahçıvan arasında yol bağlantısı olması, bu yolun güvenliğinin Rus birliklerce sağlanacağı yazılıyor. 3 yıldan fazladır Ermenistan bu maddeyi ihlal ediyor. Onlar Nahçıvan’la yol bağlantısı kurulmasını engelliyor.” ifadelerini kullandı.
Ermenistan’ın yeni silahlar edinmesine de değinen Aliyev, “Fransa, Hindistan ve Yunanistan, Ermenistan’ı bize karşı silahlandırıyor. Bunu açıkça yapıyorlar ve hatta bize bir şeyler kanıtlamaya çalışıyorlar. Biz de oturup bekleyemeyiz. Bu tavrımızı Ermeni hükümetine ve bugün Ermenistan’a sahip çıkmaya çalışan taraflara açıkça ilettik. Kendimize yönelik ciddi tehdit görürsek ciddi önlemler almak zorunda kalacağız.” şeklinde konuştu.
Aliyev, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine yönelik ise şunları söyledi:
“Türkiye-Azerbaycan birliği, bölgesel güvenlik ve istikrarın önemli kriteridir. Türkiye ile Ermenistan arasındaki yakınlaşma ve Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki normalleşme paralel yürütülmelidir. Bizim de Türkiye Cumhurbaşkanı’nın da tutumu bu yöndedir.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçim sonrası yurt dışı ziyaretlerine başladı. Erdoğan, 12 yılın ardından Irak’ın başkenti Bağdat’a gitti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, Bağdat Uluslararası Havalimanı’nda Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ve diğer yetkililer resmi törenle karşıladı.
Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir süre sohbet etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi temaslarda bulunmak üzere geldiği Irak’ın başkenti Bağdat’ta, Irak Cumhurbaşkanı Abdullatif Reşid ile baş başa görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye ve Irak ikili ilişkileri, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları, bölgesel ve küresel meseleler ile terörle mücadele konuları ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye’nin terör örgütü PKK ile mücadele konusunda Irak’tan beklentilerinin bulunduğunu, Irak’ın terörün her türlüsünden arındırılması gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Bağdat ile Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi arasındaki ilişkilerin rayına girmesinin ve Türkmenlerin hak ettiği konuma ulaşmalarının Irak’ın istikrarı için önemli olduğunu da belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’deki İsrail zulmünü durdurmak için çabaların devam ettiğini, Müslüman ülkelerin bu süreçte birlik içinde hareket etmesinin gerektiğini de söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak’a resmi ziyareti kapsamında Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ile bir araya geldi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Irak temasları kapsamında kalabalık bir heyet eşlik etti.
Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ile Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç da Bağdat’a geldi.
Ziyaretin en önemli gündem maddeleri; terörle mücadele, su kaynaklarının kullanımı ve Türkiye’ye doğalgaz ve petrol akışı yer alacak.
Türkiye’nin, teröre karşı Irak’la ortak harekat merkezi kurması planlanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyareti sırasında, bu merkezin de gündeme gelmesi öngörülüyor.
Kritik görüşmedeki bir başka konu başlığı ise Irak’ın su sorunu. Erdoğan, Irak’ın su konusundaki beklentisini bildiklerini, bunun karşılanması için çalışmaların sürdüğünü ifade etmişti. Bu yönde de önemli adımlar atılması bekleniyor.
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, resmi ziyaretleri kapsamında İstanbul’a geldi. İstanbul Havalimanı’nda İstanbul Valisi Davut Gül tarafından karşılanan Steinmeier, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’yla gerçekleştireceği görüşme için Sirkeci Garı’na geçti.
Steinmeier’i burada İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu karşıladı. Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier, İstanbul Valisi Davut Gül, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, tarihçi, akademisyen ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı ve beraberindekiler ardından Sirkeci Garı’nda açılan “Gurbete Hasret” sergisini gezdi.
Bu sırada İsrail’in saldırılarını sürdürdüğü Gazze’ye destek vermek için garda toplanan bir grup, Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier’i protesto etti. Filistin bayrakları açarak “Katil Almanya Türkiye’den defol” şeklinde sloganlar atan gruba polis müdahale etti. Grup polisin müdahalesiyle dağıldı.
Mısır Dışişleri Bakanı Semih Şükri İstanbul’a geldi ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir araya geldi. İki bakan baş başa görüşmeleri sonrası kameralar karşına geçti ve gündeme dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Bakan Fidan İran-İsrail gerilimine ilişkin yaptığı açıklamada “Filistinlilerin hak ettiği devlet, bağımsızlık ve egemenlik verilmezse bu krizler artarak devam edecektir” ifadelerine yer verdi….
Türkiye, İsrail’in insanlık dışı saldırılarının bir an önce sona ermesi için diplomatik adımlarını sürdürüyor. Bu kapsamda yoğun bir görüşme trafiği yürütülüyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsmail Haniye ile Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü. Görüşme saat 14.30 sıralarında başladı.
Erdoğan ve Haniye, İsrail’in 7 Ekim’de Gazze’ye yönelik başlattığı saldırılarla ilgili son durumu değerlendirdi. Gazze’ye yapılan yardımlar ile ateşkes ve barışın tesisi için atılacak adımlar ele alındı.
Görüşmeye, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, MİT Başkanı İbrahim Kalın, İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda görüşmeyi, “Filistin Davasının Lideri misafirim olacak. Beraber birçok şeyi konuşacağız, dertleşeceğiz” diye duyurmuştu.
ABD, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde (BMGK) Filistin’in BM’ye tam üyeliği istenilen karar tasarısını veto etti.
15 üyeli BMGK’de Cezayir tarafından Filistin’in BM’ye tam üyeliğini talep eden karar tasarısı oylamaya sunuldu.
ABD’nin “hayır” oyu kullandığı tasarı, 12 “evet” ve 2 “çekimser” oy aldı.
İngiltere ve İsviçre “çekimser” kalırken, Rusya, Çin, Fransa, Cezayir, Malta, Ekvator, Guyana, Slovenya, Sierra Leone, Mozambik, Güney Kore ve Japonya “evet” oyu verdi.
Karar tasarısının geçmesi için 5 daimi üyeden hiçbirinin “hayır” oyu kullanmaması ve toplamda 9 “evet” oyu alması gerekiyordu.
Karar tasarısı metninde, “BM Genel Kuruluna Filistin’in tam üye olarak kabul edilmesi tavsiye edilir” ifadesi yer alıyordu.
Filistin, 2011’de de BM’ye tam üyelik başvurusu yapmış ancak BMGK’de gereken desteği alamamıştı. Filistin 2012 yılında BM “daimi gözlemci statüsü”ne kavuştu.
Filistin’in BM Daimi Temsilcisi Riyad Mansur, 2 Nisan’da yaptığı açıklamada, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e bir mektup göndererek, üyelik başvurularının yeniden ele alınması talebinde bulunmuştu.
Guterres de 3 Nisan’da BMGK’ye mektup yazarak, Filistin’in talebinin gündeme alınması çağrısı yapmıştı.
BMGK ise 8 Nisan’da Filistin’in talebini “Yeni Üyelerin Kabulü Komitesi’ne” iletmişti.
BMGK’ye üyelikle ilgili dönüş yapması gereken Komite, iki toplantının ardından mutabakata varamadığını duyurmuştu.
Bunun ardından Cezayir, Filistin’in üyeliği için karar tasarısını müzakerelere açmıştı.
İsrail- İran geriliminde en son İsrail’in misillemesinin yaşandığı süreçle ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ilk açıklama geldi. Erdoğan iki tarafın da farklı şeyler söylediğini belirterek yapılan açıklamalardaki tutarsızlığa dikkat çekti.
Cuma namazı çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, İsrail’in İran misillemesiyle ilgili yöneltilen soruya “İsrail farklı şeyler söylüyor, İran aynı şekilde farkı görüşler ortaya atıyor. Konuyla ilgili akla ziyan olmayan bir açıklama da yok, sahiplenme de yok” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, “İran’ın yaptığı açıklamalarda bu doğru söylüyor diyemiyorsunuz. İsrail’in zaten söyleyemiyorsunuz. ABD’yi öne sürüyorlar. Çok daha önemlisi BMGK’da ABD’nin son yapılan açıklamalarda İsrail’in yanında yer aldığını görüyoruz. Burada herkes Filistin’in yanında yer alırken ABD ne yazık ki İsrail’in yanında yer alarak duruşunu ortaya koyuyor. Zaten farklı bir şey beklemiyorduk.” dedi.
Hindistan’da 19 Nisan’da başlayıp 1 Haziran’a kadar sürecek genel seçimler kapsamında 1 milyara yakın seçmen, federal parlamentonun alt kanadı Halk Meclisi (Lok Sabha) üyelerini belirlemek için oy kullanacak.
Son seçimlerden galip çıkan Hindistan Başbakanı Narendra Modi, başında olduğu Bharatiya Janata Partisi (BJP) liderliğinde kurulan “Ulusal Demokratik İttifakı (NDA)” ile 30’dan fazla muhalefet partisinin “Hindistan Ulusal Kalkınma Kapsamlı İttifakı (INDIA)” adı altında toplandığı geniş koalisyona karşı yarışacak.
Sonuçları 4 Haziran’da açıklanacak seçim, 7 aşamadan oluşacak ve yaklaşık 6 hafta sürecek. Ülke tarihindeki en uzun seçim Ekim 1951-Şubat 1952 arasında yapılmış, 4 ay sürmüştü.
Eyaletlerin farklı zamanlarda oy kullanacağı seçim sürecinde, yaklaşık 968 milyon seçmen Halk Meclisi üyelerini seçmek için yarın oy kullanmaya başlayacak.
Çok partili parlamenter demokrasiyle yönetilen Hindistan’da parlamentonun Eyaletler Meclisi (Rajya Sabha) ve Halk Meclisi (Lok Sabha) olmak üzere iki kanadı bulunuyor. Seçimleri beş yılda bir yapılan Halk Meclisinde 545 sandalye yer alıyor.
Seçimlerde partiler Halk Meclisinin 543 sandalyesini kazanmak için yarışacak. Meclisin 523 sandalyesi eyaletlerde, 20 sandalyesi de “Birlik Toprakları” adı verilen 8 özel yönetim bölgesinde yapılan seçimlerde belirleniyor.
Kalan 2 sandalyenin sahibiyse cumhurbaşkanı tarafından ülkedeki İngiliz toplumu üyeleri arasından seçiliyor.
Bir siyasi partinin veya ittifakın hükümet kurabilmesi için en az 272 sandalye kazanması gerekiyor. Çoğunluğu elde eden parti hükümeti kurarak adaylarından birini başbakan olarak atıyor.
Dünyanın en kalabalık ülkesi Hindistan’da seçimlerin tek bir günde yapılması ülkenin büyüklüğü, personel sayısı ve güvenlik nedenleriyle mümkün değil.
Ülkedeki 28 eyalet ile 8 özel yönetim bölgesini kapsayan genel seçimlerde oy kullanma süreci yaklaşık 6 haftayı buluyor.
Halk, ilk aşaması yarın başlayacak seçimlerde 26 Nisan, 7, 13, 20, 25 Mayıs ve son olarak 1 Haziran’da oy kullanacak.
Yaklaşık 1,4 milyar nüfusa sahip ülkede 497 milyonu erkek, 471 milyonu kadın yaklaşık 968 milyon seçmen bulunuyor. Bunlardan 18 milyonu ilk kez oy kullanacak.
Seçmenler tercihlerini, ülke genelinde bulunan 1 milyonu aşkın merkezde 5,5 milyondan fazla elektronik oy kullanma makinesi yardımıyla yapacak. Seçimlerde 15 milyon kadar seçim ve güvenlik görevlisi çalışacak.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Grup toplantısının hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bereket, rahmet, mağfiret ayı olan Ramazan-ı Şerif’i ve bayramı, milletçe hep birlikte huzur içinde idrak ettik. Sözlerime başlarken; milletimin, İslam âleminin ve tüm insanlığın geride bıraktığımız Ramazan Bayramı’nı bir kez daha tebrik ediyorum. Bayramın bereketini aileleri, komşuları ve dostlarıyla paylaşarak, bu mübarek günleri ihya eden tüm kardeşlerimizden Allah razı olsun diyorum” dedi.
– Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Biz bitti demeden hiçbir şey bitmez”
– “Şehirlerimizin kaynaklarının orada yaşayanlara harcanması için her şeyi yapacak, terör örgütünün şehirlerimize tekrar musallat olmasına fırsat vermeyeceğiz”
– “Milletin talepleri ve tenkitleri doğrultusunda kendi bünyemizde gerekli değişimi gerçekleştirecek, daha da güçlenmiş bir şekilde yolumuza devam edeceğiz”
– “Hiç kimse ne şahsımın ne bu kadronun Filistin hassasiyetini sorgulayacak kalibrede, kapasitede değildir. Bizim hayatımız Filistin davasıyla anlam bulmuştur”
– “Milli Mücadele sırasında Türkiye’deki Kuvâ-yi Milliye ne ise Hamas da işte aynen odur. Bunu söylemenin de bir bedeli olduğunun elbette farkındayız”
– “Tayyip Erdoğan olarak tek başıma kalsam dahi Allah ömür verdikçe Filistin mücadelesini savunmaya, mazlum Filistin halkının sesi olmaya devam edeceğim”
– “Bazı yaptıklarımızı anlatamıyor olabiliriz ama Filistin hassasiyetimizi sorgulayanlar er ya da geç rezil olacak, nasıl bir haksızlık yaptıklarını görecekler” dedi