Kategori: Siyaset

  • Özgür Özel İhraç Edilecek | Kulislere Bomba Gibi Düşen İddia

    Özgür Özel İhraç Edilecek | Kulislere Bomba Gibi Düşen İddia

    Mutlak butlan kararı sonrası kaynayan kazana dönen CHP’de yeni yangınlar baş gösterdi. Partide yaşanan olaylara ve gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gazeteci Sinan Burhan, Özgür Özel ve ekibinin yeni bir parti kurma hazırlığında olduğunu ileri sürdü.

    Burhan, mutlak butlan kararıyla göreve geri gelen Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin Özgür Özel’in gitmesini istediği ve bu doğrultuda Özel’in yakın zamanda CHP’den ihraç edeceğinin ileri sürüldüğünü de ifade etti.

    Burhan ayrıca, Özgür Özel ve ekibinin uzun yasal süreçlerle uğraşmamak adına yeni bir parti kurmak yerine, en geç ağustos ayına kadar mevcut bir siyasi partiye katılmayı ya da bu partiyi devralmayı planladığını öne sürdü.

    Burhan, söz konusu strateji kapsamında CHP’den ihraç edilerek mağduriyet ve meşruiyet zemini oluşturulmasının hedeflendiğini iddia etti.

    Parti içindeki sağ kökenli milletvekillerinin ise “yeni CHP” fikrine sıcak bakmadığını belirten Burhan, bu kesimin CHP logosundan bağımsız, liberal ve merkez odaklı bir “Türkiye İttifakı” ya da “Demokrasi İttifakı” oluşumunu desteklediğini ifade etti.

  • İmamoğlu Kararı Yok Saydı | Başkan Erdoğan Ve Kılıçdaroğlu’nu Hedef Aldı | Skandal Sözler

    İmamoğlu Kararı Yok Saydı | Başkan Erdoğan Ve Kılıçdaroğlu’nu Hedef Aldı | Skandal Sözler

    Mutlak Butlan kararıyla genel başkanlığa geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla göreve gelmesini “meşru olmayan bir saray operasyonu” olarak tanımlayan Yolsuzluktan tutuklanan Ekrem İmamoğlu, skandal sözler sarf etti.

    İmamoğlu “CHP’nin başına, delegelerin iradesiyle değil; sarayın yargı marifetiyle kurduğu operasyonla taşınan bir yönetim anlayışının demokrasiyle hiçbir ilgisi yoktur. Bunu kim yaparsa yapsın, adı bellidir: Siyasi kayyımlık. Milletin sandıkta vermediği yetkiyi mahkeme koridorlarından devşirmeye çalışmak, siyaseten de vicdanen, ahlaken de meşru değildir. ‘Dahili bedhah kayyım’ diyorum ben ona. Çünkü bu partiyi dışarıdan yıkamayanlar, şimdi içeriden teslim almak istiyor” dedi.

    T24 yazarı Murat Sabuncu’ya verdiği röportajda CHP Genel Merkezi’nin artık meşruiyetini yitirdiğini savunan İmamoğlu, “CHP’nin genel merkezi artık o bina değildir; bütün partililerimizin ruhunu ve yüreğini taşıdığı meydanlardır. Şimdi otursunlar, boş duvarlara baksınlar. Darbeye direnenleri izlesinler” dedi.

    “Mücadele CHP içinde mi devam etmeli, yoksa yeni bir parti mi kurulmalı?” sorusuna yanıt veren İmamoğlu, ”Ya bir yol bulacağız ya bir yol yapacağız.’ O yol, hukukun, delegelerimizin ve millet iradesinin emrettiği şekliyle yol arkadaşım Sayın Özgür Özel’in Genel Başkanlığı’ndaki CHP’dir. Fakat hukuk çiğnenirse, delegelerimizin ve milletin iradesi yok sayılırsa, bizim milletle beraber yürüdüğümüz her yol meşrudur ve güçlüdür. Muhalefet kriz yaşamıyor, Erdoğan muhalefete darbe yapıyor. Milletin diliyle, ruhuyla ve iradesiyle o yolu yapar ve iktidara koşarız.” diyerek büyük skandala imza attı.

    Başkan Erdoğan hakkında skandal sözlerine devam eden İmamoğlu şu ifadeleri kulandı;

    Onun emir aldığı, her söylediğini koşa koşa yaptığı Erdoğan, Cumhuriyet’i, demokrasiyi, adaleti betona gömmek istiyor. Figüranların, kayyımın hiçbir önemi yoktur. Benim en özgür halimle bulundum dört duvarın da kayyımın sıkışıp kaldığı dört duvarın da bir önemi yoktur.

  • Gürsel Tekin’den Çok Konuşulacak Kurultay Açıklaması

    Gürsel Tekin’den Çok Konuşulacak Kurultay Açıklaması

    CHP’ye mutlak butlan davasında istinafın tedbir kararıyla genel başkanlığa gelen Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın isimlerden Gürsel Tekin, kurultay çağrılarına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

    Delegelerin meşruiyetinin ve temsiliyet gücünün ciddi şekilde tartışılır hale geldiği iddiasında bulunan Tekin, “Bu şartlarda yapılacak bir kurultay ne kadar sağlıklı, ne kadar kapsayıcı ve ne kadar tartışmasız olabilir?” ifadelerini kullandı.

    Gürsel Tekin’in açıklaması şöyle:
    “İstanbul’un 196 delegesinin tamamı hakkında mahkeme kararıyla tedbir uygulanmış durumda. Bunun yanında 44 delege tutuklu, 21 delege AK Parti’ye partiye geçmiş, 5 delege istifa etmiş, 14 delege ihraç edilmiş ve 163 delegenin adı soruşturma dosyalarında yer alıyor. Ortada böylesine ağır bir tablo varken, delegasyonun meşruiyeti ve temsiliyet gücü ciddi şekilde tartışılır hale gelmiştir. Soruyorum: Bu şartlarda yapılacak bir kurultay ne kadar sağlıklı, ne kadar kapsayıcı ve ne kadar tartışmasız olabilir?”

  • Mutlak Butlan Kararı Sonrası Yeni İddia | Kılıçdaroğlu Aday Olarak Mansur Yavaş’ı Mı Açıklayacak?

    Mutlak Butlan Kararı Sonrası Yeni İddia | Kılıçdaroğlu Aday Olarak Mansur Yavaş’ı Mı Açıklayacak?

    CHP’nin 2023 yılındaki 38’inci Olağan Kurultayı hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin verdiği “mutlak butlan” kararının ardından siyasette hareketli saatler yaşanıyor. Kararın ardından Özgür Özel yönetimi mücadele mesajı verirken, Kemal Kılıçdaroğlu ise birlik ve sükunet çağrısında bulundu. Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlık koltuğuna oturması halinde nasıl bir yol izleyeceği merak edilirken, CHP kulislerini hareketlendiren dikkat çekici bir iddia gündeme geldi.

    Gazeteci Fuat Uğur, Kemal Kılıçdaroğlu’nun izleyeceği yol haritasına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

    Kılıçdaroğlu’nun Mansur Yavaş’ı cumhurbaşkanı adayı olarak duyuracağını ifade eden Uğur, “Kılıçdaroğlu’nun önümüzdeki günlerde partiyi yoluna koyduktan sonra Mansur Yavaş’ı cumhurbaşkanı adayı olarak açıklayacağını düşünüyorum. Hatta bu konuda duyumlarım da oldu” şeklinde konuştu.

    Fuat Uğur ayrıca CHP’de yeni bir kurultay kararı alınabileceğini ancak bunun kısa vadede gerçekleşmeyeceğini öne sürdü. Uğur, “Kurultay kararını 1-2 ay içinde alır ama tarihini 2027’nin kasım ayı olarak belirler” dedi.

    Öte yandan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş “mutlak butlan” kararının ardından yaptığı açıklamada sağduyu çağrısında bulunarak “Yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir” ifadelerine yer verdi.

    Yavaş ayrıca birlik ve beraberlik vurgusu yaparak, “Bu süreci sükûnetle atlatmak, bize umut bağlayan milyonlara karşı sorumluluğumuzdur” dedi.

  • Bahçeli’den Kılıçdaroğlu’na Çağrı; CHP’nin Geleceği İçin Feragat Etmeli

    Bahçeli’den Kılıçdaroğlu’na Çağrı; CHP’nin Geleceği İçin Feragat Etmeli

    CHP’de, Özgür Özel’in genel başkan seçildiği 2023 kurultayının iptali talebiyle açılan davada “mutlak butlan” kararı verilmesinin ardından siyasi gündem hareketlendi.

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP’nin geleceğini gözeten bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini ifade ederek, “Feragat ve sorumluluk duygusuyla hareket edilmeli. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kimliğini geleceğe taşıma iradesi en sağlıklı yoldur” dedi.

    Yargı kararlarına yönelik tepkilere de değinen Bahçeli, “Yargı kararlarını tanımıyoruz gibi çıkışlar gereksizdir” değerlendirmesinde bulundu.

    MHP lideri, mevcut süreçte gerilimin artırılmaması gerektiğini vurgulayarak, “Bu aşamada tek yol uzlaşmak ve tahriklerden kaçınmaktır” ifadelerini kullandı.

    Bahçeli, sözlerinin devamında Kılıçdaroğlu’na çağrı yapıp şunları dile getirdi:
    Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Özgür Özel ile görüşerek CHP’nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir. Kılıçdaroğlu’nun alacağı bu karar, istikrar ve CHP’nin birlikteliği açısından daha hayırlı olacaktır.

  • Trump’tan Erdoğan’a Övgü Dolu Sözler | Sert Bir Adam Ama Benim Kadar İyi İlişkisi Olan Kimse Yok

    Trump’tan Erdoğan’a Övgü Dolu Sözler | Sert Bir Adam Ama Benim Kadar İyi İlişkisi Olan Kimse Yok

    ABD Başkanı Donald Trump, uçağına binmeden önce havalimanında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir muhabirin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin nasıl geçtiğini sorması üzerine Trump, ikili ilişkilerine ve Türkiye’nin konumuna dair kapsamlı açıklamalarda bulundu.

    Görüşmenin oldukça standart ve verimli geçtiğini belirten Donald Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile olan kişisel diyaloğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

    Erdoğan ile harika bir ilişkim var. Çok sert insanlarla ilişkimin iyi olması harika değil mi? Erdoğan sert bir adam. Ama onunla kimsenin sahip olmadığı kadar iyi bir ilişkim var.
    Açıklamasının devamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderlik vasıflarına ve Türkiye’nin müttefiklik rolüne de değinen Trump, uluslararası arenadaki bazı eleştirilere de yanıt vererek sözlerini şöyle sürdürdü:

    Aslında iyi bir iş çıkardı. Bence o çok iyi bir müttefik. Bazı insanlar bundan şüphe duyabilir ama bence o harika bir müttefik ve halkı ona saygı duyuyor. Halkı ona çok saygı duyuyor.

  • Netanyahu Kabinesinden Türkiye’ye Küstah Tehdit | Düşman Ülke İlan Edip Bedel Ödetelim

    Netanyahu Kabinesinden Türkiye’ye Küstah Tehdit | Düşman Ülke İlan Edip Bedel Ödetelim

    İsrail Kültür Bakanı Miki Zohar, katıldığı bir televizyon programında Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili küstahça ifadeler kullandı ve tehditler savurdu.

    Zohar, konuşmasının başında Gazze’ye insani yardım götürmek için yola çıkan ve içlerinde Türk aktivistlerin de bulunduğu Küresel Sumud Filosu’na saldırmaya devam edeceklerinin sinyalini vererek “Bize zarar verenlere nasıl zarar vereceğimizi biliyorum. Denemeye kalksınlar ve görsünler.” dedi.

    Türkiye’ye yönelik İsrail’in tutumunun değişmesi gerektiğini öne süren Zohar, “Bizim çok yetenekli bir ordumuz var. Türkiye’den gelen tehdit ise çok tehlikeli. Son dönemde uluslararası arenada Ankara yüceltilirken Tel Aviv ise sürekli olarak karalanıyor. Bu tamamen yanlış ve son vermemiz gereken bir durum.” diye konuştu.

    Türkiye’nin “düşman ülke” olarak ilan edilmesi konusunda ısrarcı olduğunu dile getiren İsrailli bakan, “Onları kesin olarak düşman ülke olarak ilan etmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

    Ayrıca Zohar, “Etrafımızdaki çember her anlamda daralıyor. Ama dediğim gibi ordumuz güçlü ve Türkiye’nin eğer savaş yolunu seçmesi durumunda şüphesiz ‘ağır bedeller’ ödeyeceğini bilmesi gerekiyor.” diye ekledi.

    Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı tehdit eden Zohar, “Erdoğan İsrail’e geleceğini ve fethetmek için bir ordu kuracağını söylüyor; bunu deneyebilirler. Aynısını düşünen İranlılar vardı ve bakın şimdi hepsi nerde. Türkler de aynısını düşünüyorsa çok daha kötü bir duruma düşecekler.” dedi.

  • İsrail Ateşle Oynuyor | Türkiye’ye Karşı 2500 Asker Konuşlandırdı

    İsrail Ateşle Oynuyor | Türkiye’ye Karşı 2500 Asker Konuşlandırdı

    İsrail’in Güney Kıbrıs Rum Yönetimi üzerinden Ada’daki etkisini artırması Doğu Akdeniz’de yeni bir gerilim başlığı oluşturdu. Uzmanlar, İsrail’in Rum kesiminde toprak satın alması ve askerî varlığını güçlendirmesinin bölgedeki dengeleri değiştirdiğini belirtti.

    Kıbrıs’taki gelişmeleri değerlendiren Prof. Dr. Mehmet Hasgüler, Batılı ülkelerin Rum kesimini Avrupa Birliği’ne dahil ederek Kıbrıs sorununu “Avrupalılaştırdığını” söyledi. Hasgüler, son dönemde İsrail’in de bu denkleme dahil olduğunu belirterek, “Bir anlamda Avrupalılaşan Kıbrıs şimdilerde İsraillileşmeye başladı” ifadelerini kullandı.

    Hasgüler, İsrail’in “Acil Müdahale Gücü” adı altında Ada’ya 2 bin 500 asker konuşlandırdığını belirterek bunun mevcut statüyü aşındırdığını ifade etti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile GKRY lideri Nikos Hristodulidis’in son yıllarda savunma ve istihbarat alanlarında yakın iş birliği yürüttüğünü kaydeden Hasgüler, Yunanistan’ın da bu denklemde yer aldığını söyledi.

    Müstafi Amiral Cihat Yaycı da Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin İsrail ile geliştirdiği ilişkilerin Türkiye’nin milli güvenliğini hedef aldığını söyledi. Yaycı, “Kıbrıs fiilen Doğu Akdeniz’de Türkiye karşıtı askerî bir ileri karakola dönüştürülüyor” dedi.

    Yaycı, Türkiye’nin garantör devlet olarak KKTC’nin güvenliğini koruma sorumluluğu bulunduğunu belirterek, İsrail ve GKRY’nin attığı tek taraflı askeri adımların Ada’daki gerilimi artırdığını ifade etti. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hak ve çıkarlarından vazgeçmeyeceğini vurguladı.

  • Devlet Bahçeli’den Flaş Öcalan Çıkışı | Öcalan’ın Örgütte Etkin Olabileceği Yapı İnşa Edilmeli

    Devlet Bahçeli’den Flaş Öcalan Çıkışı | Öcalan’ın Örgütte Etkin Olabileceği Yapı İnşa Edilmeli

    MHP Lideri Devlet Bahçeli, TÜRKGÜN Gazetesi’ne “Terörsüz Türkiye” hedefinde yeni yol haritası ve sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli “Terörsüz Türkiye” sürecinde yeni bir hamleye ve buna uygun yol haritasına ihtiyaç bulunduğunu belirterek “Öcalan’ın fesih edilmiş PKK’nın kurucu önderliği yerine örgüt üzerindeki etkinliğini sürdürebileceği bir yapı inşa edilmeli” dedi.

    Terörsüz Türkiye hedefinin doğru zamanda atılan doğru adımlarla gerçeğe dönüşmekte olduğunu belirten Bahçeli, “Bunu mümkün kılacak siyasi hukuki ve sosyal şartlar ülkemizde mevcuttur. Nitekim TBMM ‘Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’ bu yönde önemli bir işlev görmüştür.” ifadelerini kullandı.

    Daha demokratik, daha güçlü, daha müreffeh bir Türkiye’nin herkesin ortak arzusu olduğunu vurgulayan Bahçeli, “Terörsüz Türkiye böylesi bir anlayıştan hareketle Türk ve Türkiye yüzyılı hedefinin stratejik kapısıdır ve Türkiye, önemli bir eşiği aşarak terör belasından tamamen kurtulmak için kararlılıkla ve titizlikle faaliyet yürütmektedir.” dedi.

    Yapılanların ve söylemlerin karşılıklı anlam kazanması noktasında bir iletişim eksikliği yaşandığını belirten Bahçeli, “Bu noktada yeni aşama için bir yol haritası ortaya koymak bu doğrultuda gerekli mekanizmaları harekete geçirmek gerekmektedir. Örgüt üzerindeki yaptırımların hayata geçmesini mümkün kılacak mekanizma oluşturmak, gelişmelerin takibini sağlayacak devlet kurumlarını yetkilendirmek, bir yandan da yasal ve idari düzenlemeleri yaparak barış ve kardeşliği, siyaseti ve demokratik değerleri öne çıkarmak terörsüz Türkiye hedefine ulaşma amacına hizmet edecektir. Parçalı yapılarla Terörsüz Türkiye yolunda yürümek sonuç almayı geciktirecek, provokasyonları artıracak, dış müdahalelere imkan verecek, örgüt içi çatışma dinamiklerini öne çıkararak görünür kılacak ve sonuç almayı zorlaştıracaktır. Başından beri “örgütün kurucu önderi” ifadesinin kullanılması da bu endişeyi gidermeye, olası riskleri azaltmaya ve en hızlı şekilde terörsüz Türkiye hedefine ilişkin sonuç almaya yöneliktir.” diye konuştu.

    Bahçeli, “Terör örgütlerinin tasfiye süreçlerinde liderlik mekanizmasındaki çok seslilik, örgütün tasfiyesi sonrası başka liderliklerin doğmasına ve örgütün başka isimlerle yeniden organize olmasına sebebiyet verebilir. Bu bağlamda terörün tasfiye süreçlerinde muhatabın açık ve net bir şekilde ortaya konulması elzemdir. Öcalan’ın mahkumiyet hali saklı kalmak üzere bir sosyal statüyle teçhiz edilmesi, münfesih PKK ve bileşenlerinin örgütsel faaliyetlerinin yahut silah bırakmalarının daha sağlıklı şekilde yürütülmesini mümkün kılacaktır. ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü’ bu doğrultuda uygun bir statü tarifi olabilecektir.” dedi.

    Koordinatörlük mekanizmasının tanım ve kapsamına ilişkin ayrıntıları da aktaran Bahçeli, “Bu statü örgütün feshiyle örgütün bütün türevleri ve unsurlarıyla kati suretle tasfiye edilmesine matuf bir tanımlamadır. Koordinatörlük PKK terör örgütünün bütün uzantıları, örgüt yöneticileri ve militanlarının mutlak bir şekilde silah bırakmasını ve tasfiyesini koordine etmek, yürüyen barış sürecini örgütsel yönüyle sekteye uğratılmasını önlemek, silah yerine siyaset tercihine uygun meşru yönlendirmeler yapmak amacına matuf olarak tasavvur edilmiştir. Bu doğrultuda Öcalan’ın koordinatör statüsü, örgütün tasfiye süreci ile sınırlı kalacaktır. Dolayısıyla bu koordinatörlük, Kürtlerin lider ve temsilcisi, etnik ve kategorik hakların savunuculuğu gibi hususları kapsamamaktadır.” ifadelerini kullandı.

  • 20 belediye başkanı harekete geçti | CHP’de Özgür Özel’in son çıkışı bardağı taşırdı

    20 belediye başkanı harekete geçti | CHP’de Özgür Özel’in son çıkışı bardağı taşırdı

    Hemen hemen her hafta yeni bir itirafla çalkalanan CHP’de sular durulmuyor. Özkan Yalım ve Gökhan Böcek’in itirafları doğrultusunda, parti içerisindeki yolsuzluk iddiaları Özgür Özel ile CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’ya kadar uzandı. Kaostan kurtulamayan parti yönetimi, bir yandan da parti içi sert eleştirilerin hedefinde yer alıyor.

    Daha önce Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’a küfür ve hakaret dolu mesajları ortaya çıkan, son olarak Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’a “Kocanı boşa, parti senin arkanda durur” mesajını attığını itiraf eden Özgür Özel’e yönelik olarak arka plandaki memnuniyetsizlik artıyor.

    Bu kapsamda son 2 haftada 20’ye yakın belediye başkanının eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile iletişime geçerek bir anlamda içini döktüğü ve Özel’in mevcut politikalarını şikayet ettiği bildirildi.

    Kılıçdaroğlu ile görüşen belediye başkanları arasında 2-3 dönemdir görevine devam eden isimlerin de yer aldığı aktarıldı.

    Belediye başkanlarının Özgür Özel’e güvenmediğini belirten partili kaynaklar; yolsuzluk ve ahlak dışı ilişki şüphelisi isimlerin savunulmaya çalışılması, belediyelerin taleplerine yönelik genel merkezin umursamaz tutumu, mesaj skandalları ve eleştiriye tahammülsüzlük gibi sebeplerin bu konuda en önemli gerekçeler olduğunu belirtiyor.