Kategori: Siyaset

  • AK Parti’ye Katılım Bekleniyordu: Mesut Özarslan Hamlesi Neden Durdu?

    AK Parti’ye Katılım Bekleniyordu: Mesut Özarslan Hamlesi Neden Durdu?

    CHP’den istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın AK Parti’ye katılacağı yönündeki iddialar Ankara siyasetinin en sıcak başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Siyasi kulislerde bugün gerçekleşmesi beklenen katılımın gerçekleşmemesi dikkat çekerken, sürecin neden ertelendiğine ilişkin yeni bilgilere Ankara Net Haber ulaştı.

    Beklenen Geçiş Gerçekleşmedi

    Ankara siyasi çevrelerinde uzun süredir konuşulan Mesut Özarslan’ın AK Parti’ye geçişi, beklentilere rağmen gerçekleşmedi. Özarslan’ın TBMM’de düzenlenen Adalet ve Kalkınma Partisi grup toplantısında parti rozetini takacağı yönündeki değerlendirmeler karşılık bulmadı.

    Ancak siyasi kulislerde geçişin kesinleştiği yönünde güçlü bir beklenti oluşurken, son anda yaşanan erteleme başkent siyasetinde yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Ankara Net Haber’in edindiği bilgilere göre süreç tamamen sona ermedi; yalnızca zamanlamada değişiklik yapıldı.

    Erteleme Kararının Arkasındaki Neden Ortaya Çıktı

    Kulislerde paylaşılan değerlendirmelere göre erteleme kararında Türkiye genelindeki siyasi gündem etkili oldu. Özellikle son günlerde belediye başkanlarına yönelik yürütülen soruşturma sürecinin, Özarslan’ın geçişinin ertelenmesine neden olduğu ifade edildi.

    Siyasi çevrelerde oluşabilecek “soruşturmalar yalnızca muhalefet belediyelerine yöneliyor, AK Parti’ye geçen belediye başkanlarına soruşturma başlatılmıyor” algısının önüne geçilmesi amacıyla bu kararın alındığı öne sürüldü.

    Parti yönetiminin kamuoyunda oluşabilecek tartışmaları dikkate aldığı değerlendirilirken, farklı partilerden belediye başkanlarının siyasi tercihlerinin yargı süreçleriyle ilişkilendirildiği yönündeki tartışmaların yoğunlaşmasının da karar sürecini etkilediği belirtildi. Bu nedenle katılım sürecinin, siyasi tansiyonun daha düşük olduğu bir döneme bırakıldığı ifade ediliyor.

    Geçiş Süreci İptal Edilmiyor, Yeni Takvim Bekleniyor

    Kulislerden edinilen bilgilere göre Mesut Özarslan’ın AK Parti’ye geçişi tamamen gündemden kaldırılmış değil. Sürecin teknik ve siyasi açıdan devam ettiği, ancak kamuoyu koşullarının yeniden değerlendirilmesinin beklendiği aktarılıyor.

    Ankara kulislerinde geçiş sürecinin yaklaşık 2 ila 3 ay içinde yeniden gündeme gelebileceği konuşuluyor.

    Gözler Önümüzdeki Sürece Çevrildi

    Şimdilik ertelenen katılım süreci Ankara siyasetinin gündeminde yer almaya devam ederken, yeni tarihe ilişkin net bir açıklama yapılmadı. Önümüzdeki aylarda sürecin yeniden şekillenmesi bekleniyor.

     

    Kaynak: https://www.ankaranethaber.com/ 

  • Gündeme bomba gibi düşen iddia | 22 CHP’li vekil istifa edecek

    Gündeme bomba gibi düşen iddia | 22 CHP’li vekil istifa edecek

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, önümüzdeki günlerde ara seçim gündemiyle TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’u ziyaret edeceğini duyurdu. Özel, “Çok iddialı da bir hamlemiz olacak. Anayasanın ara seçimi emrettiği günlerdeyiz” ifadelerini kullandı. Gazetecilerin “Neyi kastettiniz?” sorusuna ise “O gün açıklayacağız” yanıtını verdi. Özel ayrıca seçim sandığını getirmek için tüm adımların atılacağını belirtti.

    Özel açıklamasında, “Genel seçim sandığını getirmesi için her şeyi yapacağız. Yapmadı, önümüzdeki günlerde Meclis Başkanı ile bir görüşme talep edeceğim. Bu milletin önüne bir şekilde bir sandığı getireceğiz. Her şeyi göze alacağız. Buyurun gelin. CHP’nin girdiği, daha önce kazandığı yerlerde AK Parti’ye kaybedersem, gerilersem yine görevi bırakıyorum. Sen getir mayısa, hazirana genel seçim sandığını; bütün yerel seçim sandıklarını yanına koymayan namerttir. (Meclis Başkanı ile görüşmenin gündemi) Ara seçime yöneliktir. Anayasanın ara seçimi emrettiği günlerdeyiz. Ara seçimle ilgili Meclis Başkanı’nın da alması gereken bir tutum var. Biz de bu konuda üstümüze düşeni yapacağız.” dedi.

    Özel’in açıklamaları, Ankara kulislerinde farklı yorumlara neden oldu. Sözcü’nün haberine göre, bu çıkış, “TBMM’de 30 sandalyenin boşaltılıp ara seçime zorlama hamlesi” şeklinde değerlendirildi.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) halihazırda 8 sandalye boş bulunuyor. Anayasa’nın 78. maddesine göre ara seçime gidilebilmesi için bu sayının 30’a ulaşması gerekiyor. Bu kapsamda 22 CHP’li milletvekilinin istifa etmesi halinde gerekli sayıya ulaşılabileceği ifade ediliyor. Meclis’in bu durumu kabul etmesi halinde ise 3 ay içinde seçim sürecinin başlatılması öngörülüyor.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Özel’e cuntacı ayarı | Bu ülkede cuntacılığın kitabını CHP yazdı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Özel’e cuntacı ayarı | Bu ülkede cuntacılığın kitabını CHP yazdı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Kürsüye kırmızı-beyaz atkıyla çıkan Erdoğan, konuşmasına milli takımımızı tebrik ederek başladı…

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i eleştiren Erdoğan, “Türkiye’nin siyasi terimler sözlüğünde darbeci ve cuntacı sıfatının karşısında CHP yazar. Darbecilik, CHP’nin karakteridir” dedi…

    Bölgesel gelişmelere de değinen Erdoğan, özellikle İran merkezli gerilimlere işaret ederek savaş riskinin arttığını vurguladı. Erdoğan, “Savaş tehdit düzeyi artarak devam ediyor” ifadelerini kullandı…

  • Netanyahu’yu korkutan yeni ittifak | İsrail basını yazdı; Ankara bu süreçte yapıcı aktör

    Netanyahu’yu korkutan yeni ittifak | İsrail basını yazdı; Ankara bu süreçte yapıcı aktör

    ABD’yi de arkasına alarak İran’a karşı 28 Şubat’ta savaş başlatan İsrail’de uzun süredir hâkim olan Türkiye paniği yeni bir boyut kazandı. Türkiye’nin savunma sanayiinde attığı adımlar ve bölgedeki etkisi nedeniyle tedirgin olan Tel Aviv’de son günlerde “yeni ittifak” alarmı var.

    İsrail ve ABD’nin İran’a karşı açtıkları savaşa karşılık Türkiye-Mısır- Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Toplantısı gerçekleştirilmişti.

    Pakistan’ın başkenti İslamabad’da önceki gün yapılan toplantıda gündem İran’a karşı yürütülen savaştı. Pakistan’ın İran ile ABD arasında dolaylı arabuluculuk yaptığı biliniyor. İsrail basını bu dört ülkenin bir araya gelmesinin Tel Aviv açısından iyi olmayacağına dikkat çekti.
    Haaretz gazetesindeki haberde “İran savaşının bitirilmesi için yürütülen çalışmalar bölgede yeni bir ittifakı doğuruyor” denildi. Analizde Ankara-Riyad-İslamabad-Kahire hattının savaştan İsrail’i sorumlu tuttuğuna dikkat çekildi ve bu yeni ittifakın İsrail’in bölgedeki çıkarlarına karşı hareket ettiği vurgulandı.

    Bir başka İsrail merkezli yayın kuruluşu olan Jerusalem Post’ta da arabuluculuğun, İsrail’in bölgesel nüfuzu açısından sonuçlar doğuracak yeni bir bölgesel ittifaka işaret ettiğini yazdı. Yazıda, Türkiye, Mısır ve Pakistan’ın oluşturduğu birliğin İsrail’i endişelendirmesi gereken yeni bir bölgesel ittifaka işaret ettiği ifade edildi. Özellikle Türkiye’nin bölgesel Müslüman liderliği için başlıca aday olmaya devam ettiği vurgulandı. Öte yandan Avrupa Birliği ve Çin’den ise Pakistan öncülüğünde yürütülmesi planlanan görüşmelere destek açıklamaları geldi.

    Ankara Türkiye’nin İran savaşında üstlendiği role dair uluslararası basında sıkça haberler çıkıyor. Örneğin Foreign Policy’deki bir analizde Ankara’nın bu süreçte “yapıcı aktör ve güç artırıcı” olarak öne çıktığına vurgu yapıldı.

  • SES Partisi İstanbul 1. Olağan Kongresini Gerçekleştirdi

    SES Partisi İstanbul 1. Olağan Kongresini Gerçekleştirdi

    Türkiye’nin Sesi Partisi (SES Partisi), İstanbul’da düzenlediği 1. Olağan İl Kongresi ile siyasi sahnede dikkat çeken bir organizasyona imza attı. Yoğun katılım ve yüksek coşku altında gerçekleştirilen kongre, partinin teşkilat gücünü ve gelecek hedeflerini ortaya koyan önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirildi.

    SES Partisi Genel Başkanı Atıf Özbey, kongrede yaptığı konuşmada önemli mesajlar verdi.

    Özbey, “Milletimizin sesi olma kararlılığımızı bir kez daha ortaya koyduk. Bu yolda daha güçlü ve daha kararlı adımlarla ilerlemeye devam edeceğiz” sözleriyle partinin gelecek vizyonunu ortaya koydu.

    Kongreye, il ve genel merkez yönetiminden çok sayıda ismin yanı sıra delegeler ve partililer yoğun ilgi gösterdi. İl başkanlığı, genel başkan yardımcıları, GMYK ve YDK üyeleri ile birlikte teşkilatın farklı kademelerinden katılımın yüksek olması dikkat çekti.

    Parti yönetimi, kongrenin organizasyonuna katkı sunan tüm teşkilat üyelerine teşekkür ederek, bu birlikteliğin önümüzdeki süreçte siyasi çalışmalara güç katacağını vurguladı.

    Kongrede verilen en dikkat çekici mesajlardan biri ise partinin yükseliş iddiası oldu. Parti yönetimi, hem teşkilat yapısını güçlendirmeye hem de toplumun farklı kesimlerine ulaşmaya devam edeceklerini belirtti.

    İstanbul gibi kritik bir şehirde gerçekleştirilen bu kongre, SES Partisi’nin siyasi yolculuğunda yeni bir sayfa olarak yorumlanırken, önümüzdeki dönemde partinin sahadaki etkisinin daha da artması bekleniyor.

  • Bahçeli’den Hükümete Acil Çağrı | Yasal Düzenlemeler İçin Uygun İklim Oluşmuştur

    Bahçeli’den Hükümete Acil Çağrı | Yasal Düzenlemeler İçin Uygun İklim Oluşmuştur

    MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu.

    Sözlerine ABD-İsrail ve İran arasında süren çatışmalarla başlayan Bahçeli, akabinde sözü Terörsüz Türkiye’ye getirdi.

    Bir kez daha Terörsüz Türkiye’nin önemine dikkati çeken Bahçeli, yasal düzenlemeleri de gündemine aldı.

    “Terörsüz Türkiye milli birlik ve kardeşlik projesidir. Gerekli yasal düzenlemeler için uygun iklim oluşmuştur. Kimse yanlış hesap yapmasın, tahriklere meyil etmesin, terörsüz Türkiye’yi sabote etmeye kalkmasın. Kardeşlik yeşerirken bölücü emellere heves edilmesin.” diyen Bahçeli açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

    “Değerli milletvekilleri, milli birlik ve beraberliğin tesisi ortak değerler ve geçmiş üzerinde inşa edilen bir millet anlayışıyla ve müşterek bir gelecek yürüyüşüyle mümkün olabilecektir. Aramızdaki sevgi ve muhabbeti diri tutarak, kardeşlik bağlarımızı güçlendirerek ortak gelecek hedefiyle vatanımız üzerinde ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde bir ve beraber olduğumuz müddetçe aşamayacağımız hiçbir engel, üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir zorluk yoktur.

    Birlik ve beraberliğimiz vatan sevgisinde tezahür etmekte, bağımsızlığımızın sembolü ay yıldızlı al bayrağımız dalgalandığı her yerde vücut bulmaktadır. ‘Korkma’ diye başlayan İstiklal Marşımız ise zulme ve zalime geçit vermemektedir.

    “TOPLUMSAL MUTABAKAT ZEMİNİ ORTAYA ÇIKMIŞTIR”

    Terörsüz Türkiye süreci, Türkiye’de huzur ve barış ortamını kalıcı kılarken aynı zamanda bölgesel istikrara da katkı sağlamayı hedeflemektedir.

    Terörsüz Türkiye, milli birlik ve kardeşlik projesidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan ve önemli bir görev ifade eden Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarını tamamlamış, ortak komisyon raporu kabul edilmiş ve bir toplumsal mutabakat zemini ortaya çıkmıştır.”

  • İstanbul’da STRATCOM Zirvesi başladı | Küresel krizler ve yeni güç dengeleri masada

    İstanbul’da STRATCOM Zirvesi başladı | Küresel krizler ve yeni güç dengeleri masada

    İletişim Başkanlığı’nın ev sahipliğinde organize edilen ve dünyanın farklı bölgelerinden siyasetçiler, diplomatlar, iletişim uzmanları ile medya temsilcilerini buluşturan Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM), bugün İstanbul’da kapılarını açtı. 27-28 Mart tarihlerinde düzenlenen zirveye 37 ülkeden ve 5 uluslararası kuruluştan toplam 159 üst düzey katılımcı iştirak ediyor.

    Zirvenin ilk gününde uluslararası sistemdeki güç dengelerindeki dönüşüm ve stratejik iletişimin küresel düzen üzerindeki etkisi ana gündem maddeleri arasında yer aldı. Lider diplomasisi, dijital iletişim, iklim diplomasisi ve savunma sanayisi gibi başlıklar kapsamlı oturumların da ele alınması planlanıyor.

    Zirvenin açılışı üst düzey katılımla gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan programa video mesaj gönderirken, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve İletişim Başkanı Burhanettin Duran açılış konuşmalarını yaptı.

    İletişim Başkanı Burhanettin Duran, açılış konuşmasında uluslararası sistemde değişen güç dengelerinin önemini anlatırken ‘küresel krizin kronikleştiği’ bu zamansa Türkiye’nin kendine özgü bir yaklaşım çizdiğini şu sözlerle anlattı:

    “Türkiye olarak küresel krizin kronikleştiği her noktada, kendimize özgü yaklaşımlar ve modeller sergiledik. Yaklaşmakta olan krizlere ve çatışmalara önce bölgemizde, ardından küresel ölçekte çözüm üretmeye gayret gösterdik ve göstermeye devam ediyoruz. Bu çabamız, yalnızca diplomatik bir refleks değil; aynı zamanda tarihsel bir sorumluluk bilincinin ve çok boyutlu dış politika anlayışımızın bir yansımasıdır.”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “STRATCOM Zirvesi 2026” programına gönderdiği video mesajda, “Trajedilerin sona ermesi, bölgemiz başta olmak üzere tüm dünyada barış, huzur ve istikrarın yeniden temin edilmesi hiç olmadığı kadar önemlidir. Türkiye olarak insani değerleri ve adaleti merkeze alan ilkeli, kararlı ve barış odaklı duruşumuzu sürdürmeye kararlılıkla devam edeceğiz” diye konuştu.

  • Türkiye’den Körfez ülkelerine uyarı | Sakın İran savaşına dahil olmayın

    Türkiye’den Körfez ülkelerine uyarı | Sakın İran savaşına dahil olmayın

    Türkiye’nin, Körfez’deki Arap ülkelerinin ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşa katılmasını engellemek amacıyla yoğun diplomatik çabalar sarf ettiği kaydedildi. Bloomberg’e konuşan kaynaklar, Ankara’nın Körfez ülkelerine itidalli davranmaları çağrısında bulunduğunu belirtti.

    Kaynaklar, Körfez’deki Arap ülkelerinin limanları, enerji tesislerini ve havaalanlarını vuran İran saldırıları karşısında sabırlarını yavaş yavaş yitirdiğini, bu saldırıların su gibi daha hayati alanları hedef alması durumunda bu ülkelerin savaşa katılabileceğini söyledi.

    Geçtiğimiz günlerde, Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, kendilerini hedef alan saldırılar dolayısıyla Körfez ülkelerinin İran’a karşı yürütülen savaşa katılma niyetinde olduklarını yazmıştı.

    Türkiye, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’ı ziyaret etmesi ve diğer bölgesel muhataplarıyla telefon görüşmeleri yapmasıyla diplomatik çabalarını yoğunlaştırmıştı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da “Savaşın, bölge ülkeleri arasında bir yıpratma savaşına dönüşmesini istemiyoruz. Özellikle Körfez ülkelerine yönelik misilleme eylemleri, böyle bir risk taşıyor.” demişti.

    Ankara, savaş ederken ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik görüşmelere aracılık eden ülkelerden biri.

  • ASBÜ’den Bölgesel Krizler ve Türkiye başlıklı Dış Politika Söyleşisi

    ASBÜ’den Bölgesel Krizler ve Türkiye başlıklı Dış Politika Söyleşisi

    Türkiye’deki Birinci Dönem Cumhurbaşkanı Yardımcısı, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay’ın konuşmacı olarak katıldığı “Bölgesel Krizler ve Türkiye” başlıklı dış politika söyleşilerinin ikincisine Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi ev sahipliği yaptı. Yoğun katılımın olduğu söyleşi, Sümerbank Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programın açılış konuşmasını yapan ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, üniversitenin kısa sürede uluslararası alanda dikkat çeken bir konuma ulaştığını belirterek, bu tür etkinliklerin üniversitenin kamusal sorumluluğunun bir parçası olduğunu ifade etti. Arıcan, söyleşinin üniversitelerinde gerçekleştirilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi.

    Arıcan’ın açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen Fuat Oktay, yakın ve uzak coğrafyamızda yaşanan gelişmelere renk körü ve çıkar odaklı yaklaşmadıklarını belirtti. Anadolu irfanının Türkiye’nin en büyük mirası olduğunu vurgulayan Oktay, tarihte hiçbir toprak parçasına emperyalist ve sömürgeci bir zihniyetle basmadıklarını ifade etti.

    Türkiye’nin dış politika yörüngesini net bir şekilde ortaya koyan Oktay, tarihe ve medeniyete tanıklık eden bir binada böyle bir etkinlikte bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
    Söyleşinin devamında öğrenciler, akademisyenler ve basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Oktay, Orta Doğu’da yükselen tansiyonu değerlendirerek İran’da yaşanan gelişmelerin ve Hürmüz Boğazı’ndaki yansımaların bölgesel değil, küresel bir kırılmaya yol açtığını ifade etti.
    Daha önce yaşanan savaşların, enerji krizlerinin ve göç hareketlerinin birbirinden bağımsız olmadığını belirten Oktay, günümüzde krizlerin küresel sistemin fay hatlarını sarstığını söyledi. Bu yeni dönemde teknolojinin en kritik belirleyici unsur olduğunu vurgulayan Oktay, yapay zekâdan uzay çalışmalarına kadar birçok alanın ülkelerin gücünü yeniden şekillendirdiğini dile getirdi. ABD’nin “tek güç” olma konumunu son gelişmelerle birlikte kaybettiğini öne süren Oktay, Çin’in yükselişe geçtiğini, Ukrayna ile savaşan Rusya’nın ise güvenlik odaklı politikalarla varlık mücadelesi verdiğini ifade etti.

    Avrupa Birliği’nin son yaşananlardan olumsuz etkilendiğini savunan Oktay, Türkiye’nin bu kırılgan dönemde güvenlik, diplomasi ve stratejik dayanıklılık başlıklarında hareket ettiğini belirtti. Oktay, İran’ın ABD ve İsrail’e karşı kendini savunma hakkı olduğunu kabul ettiklerini, ancak komşu ülkelere yönelik saldırılara da net şekilde karşı olduklarını söyledi.
    Türkiye’nin krizlerin ortasında denge politikası izlediğini vurgulayan Oktay, diplomasi dilinin savaşın önüne geçmesi gerektiğini belirterek, aksi halde bölgenin yeni bir çatışma dalgasını kaldıramayacağı uyarısında bulundu.
    Söyleşi sonunda ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Fuat Oktay’a günün anısına bir tablo hediye etti. Programın ardından hatıra fotoğrafları çekildi, basın mensupları Oktay’a bölgedeki gelişmeler ve savaşın sonuçlarına ilişkin sorular yöneltti.

  • Berlin’den flaş İran savaşı çıkışı | Cumhurbaşkanı Steinmeier’e göre ABD felaket bir hata yaptı

    Berlin’den flaş İran savaşı çıkışı | Cumhurbaşkanı Steinmeier’e göre ABD felaket bir hata yaptı

    Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Berlin’de düzenlenen bir etkinlikte, 2. Dünya Savaşı sonrası Almanya Dışişleri Bakanlığı’nın yeniden kuruluşunun 75. yıl dönümünü kutladı. Etkinlikte yaptığı açılış konuşmasında, İran savaşına dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Steinmeier, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını eleştirerek, “Uluslararası hukuk ihlallerini ihlal olarak nitelendirmemek dış politikamızı daha inandırıcı hale getirmez. Bu savaş uluslararası hukuka göre yasadışıdır ve bu konuda hiçbir kuşku yok” şeklinde konuştu.

    Alman hükümetinin, İran savaşını uluslararası hukuka göre yasa dışı olarak tanımlamaktan kaçındığını belirten Steinmeier, “Mevcut Amerikan hükümetinin dünya görüşü bizimkinden farklı. Bu görüş, kurallara, ortaklığa ve zamanla gelişen güvene önem vermiyor. Bu durumu değiştiremeyiz, ancak bu dünya görüşünü benimsemek için bir nedenimiz yok. Büyük güçler, kuralların olmadığı bir dünyada hayatta kalabilir. Ancak bu, devletlerin çoğunluğu için geçerli değil” ifadelerini kullandı.

    Steinmeier, “İran savaşı, uluslararası hukuka aykırıdır ve siyasi açıdan feci bir hatadır. Eğer savaşın amacı İran’ı nükleer bomba yolunda durdurmaksa, bu savaş önlenebilir ve gereksiz bir savaştır” dedi. Ayrıca, “14 Temmuz 2015’te İran’ın nükleer silahlanmasının önlenmesine yönelik anlaşmaya ulaşmak için hiç bu kadar uzak olmamıştık” diye ekledi. Steinmeier, 2018 yılında ABD Başkanı Donald Trump’ın bu anlaşmadan çekildiğini hatırlattı.

    Steinmeier, Trump’ın ikinci döneminde İran’da savaş yapıldığını belirterek, “Uluslararası hukuk, başkaları yapıyorsa bizim de göz ardı etmememiz gereken bir durum değil. Aksine, büyük güçler arasında yer almayan herkes için hayati öneme sahiptir. Uluslararası hukuk, Almanya ve Avrupa için önemini her zaman korumuştur. Eğer büyük güçlerin dünya görüşünü benimsersek, bu yapı hızla çökecektir” dedi.

    Küresel sorunların dengeleri yeniden şekillendirdiğini vurgulayan Steinmeier, son dönemde çeşitli ülkelere ziyaretler gerçekleştirdiğini belirtti. Bu ziyaretler arasında Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN), Körfez ülkeleri, Türkiye, Kenya, Güney Afrika, Şili ve Brezilya gibi ülkeler yer alıyor. Bu ülkelerin Almanya ile yakın ilişkiler kurmak istediğini ifade eden Steinmeier, bu devletlerin de bağımlılıklarını azaltmayı ve uluslararası ortaklıklarını çeşitlendirmeyi hedeflediğini söyledi.